Okyanusun Derinliklerinden Şok Eden Keşif: 50 Yıllık Gizemli Variller Beyaz Halkalarla Ortaya Çıktı!

Okyanus tabanında 50 yıl önce atılan gizemli variller bulundu. Beyaz halkalar, sızan alkali atıkların deniz suyuyla reaksiyonu sonucu oluşuyor; ekosistemi tehdit ediyor.
Bilim insanları, 1930'lar ile 1970'ler arasında kimyasal atıklar, radyoaktif maddeler ve askeri patlayıcıların denize boşaltıldığı devasa bir su altı çöplüğünde akıl almaz bulgulara imza attı. 2020 yılından bu yana devam eden titiz keşif çalışmaları kapsamında, bu tehlikeli bölgede yaklaşık 27 bin varil benzeri nesne ve 100 binden fazla enkaz parçası tespit edildi. Bu bulgular, okyanus tabanının uzun yıllar boyunca nasıl bir atık yığınına dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
VARİLLERİN ÇEVRESİNDEKİ GİZEMLİ BEYAZ HALKALAR
Bu keşfin en dikkat çekici unsurlarından biri, varillerin etrafında gözlemlenen alışılmadık beyaz halkalar oldu. Araştırmacılar, bu halkaların varillerden sızan atıkların deniz suyuyla etkileşime girmesi sonucu ortaya çıkan bir kimyasal reaksiyonun göstergesi olduğunu belirledi. Sızan aşındırıcı alkali materyalin deniz suyundaki magnezyum ile tepkimeye girerek 'brusit' adı verilen bir mineral tabakası oluşturduğu saptandı. Bu sürecin devamında oluşan kalsiyum karbonat birikintileri, okyanus tabanında soluk renkli 'halo' yapıları şeklinde kendini gösteriyor.
PESTİSİT ŞÜPHESİ YERİNİ ALKALİ ATIKLARA BIRAKTI
Uzun yıllar boyunca bu varillerin yasaklanmış böcek ilacı DDT içerdiği yönünde bir kanı hakimdi. Ancak son yapılan tortu analizleri, bu teoriyi çürüttü. İncelenen örneklerde DDT konsantrasyonunda herhangi bir artış tespit edilmezken, beyaz halkaların bulunduğu bölgelerde pH seviyesinin 12 gibi son derece yüksek değerlere ulaştığı gözlemlendi. Bu durum, uzmanların dikkatini pestisit kalıntılarından ziyade, petrol rafinerisi süreçlerinden kaynaklanan aşındırıcı alkali yan ürünlere yöneltmesine neden oldu.
EKOSİSTEM CİDDİ TEHDİT ALTINDA
Bu tehlikeli keşfin bir diğer endişe verici boyutu ise ekosistem üzerindeki etkisi. Beyaz halkalı varillerin yakınından alınan numunelerde mikrobiyal DNA miktarının olağanüstü derecede düşük olduğu tespit edildi. Bu durum, çoğu deniz canlısının bu yüksek alkali ortamda yaşayamadığını ve bölgede yalnızca aşırı koşullara adapte olabilmiş sınırlı sayıda bakterinin barınabildiğini gösteriyor. Atıkların okyanus tabanına bırakılmasının üzerinden yarım yüzyıldan fazla zaman geçmesine rağmen kimyasal etkinin hala sürmesi, deniz tabanındaki yaşam dengesinin bozulması ve ekolojik bir kriz riskinin artması anlamına geliyor. Özellikle besin maddelerinin geri dönüşümünü sağlayan kilit türlerin yok olması, bu dengeyi daha da bozuyor.
- 19:20Burdur'da feci kaza: Prof. Dr. İsmail Kır son yolculuğuna uğurlandı
- 19:00Yaban hayvanlarına karşı yeni çözüm: Kırmızı gözlü robot kurtlar tarlalarda devrede
- 18:54Otomotiv devine devasa ceza iddiası yalanlandı: Gerçek rakam şoke etti!
- 18:47Çorum'da sokakta arı paniği: Esnaf müdahale etti
- 18:36Nagpur'da dev operasyon: 120 tonluk beton kirişler şehri yeniden şekillendiriyor






