İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, eski ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Trump'ın Gazze'ye yönelik barış planına destek verdiğini açıkladı.
TRUMP'IN PLANINA DESTEK
Netanyahu, Trump'ın planının İsrail'in savaş hedeflerini gerçekleştirdiğini belirterek, "Hamas planınızı kabul ederse, Sayın Başkan, ilk adım makul bir geri çekilme olacak, ardından 72 saat içinde tüm rehinelerimiz serbest bırakılacak." dedi. Plan kapsamında oluşturulacak "Barış Kurulu"nun başarılı olması durumunda savaşın kalıcı olarak sona ereceğini iddia eden Netanyahu, İsrail'in Gazze'nin silahsızlandırılmasıyla orantılı olarak bölgeyi askerden arındıracağını ancak ordunun belirsiz bir süre boyunca güvenlik çeperi içinde bulunacağını belirtti. Ayrıca, Gazze'de Filistin yönetimi ve Hamas tarafından yönetilmeyecek barışçıl bir sivil idare olacağını öne sürdü.
KATAR BAŞBAKANI'NDAN ÖZÜR VE ABD'NİN İRAN POLİTİKASI
Netanyahu, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile telefonda görüştüğünü ve İsrail'in başkent Doha'ya yönelik saldırısı nedeniyle özür dilediğini ifade etti. Trump'ın Katar, İsrail ve ABD arasında üçlü kurul kurma teklifinden memnuniyet duyduğunu belirten Netanyahu, fikir ayrılıklarını azaltmaya çalıştıklarını söyledi. ABD'nin İran'daki nükleer tesislere yönelik operasyonu kapsamında Trump'ın B-2 uçaklarını gönderme kararının bölgeyi ve dünyayı daha güvenli hale getirdiğini savunan Netanyahu, ABD başkanının Gazze planıyla barışın yayılacağını ileri sürdü. Hamas'ın planı reddetmesi veya sözde kabul edip sonra karşı gelmesi durumunda İsrail'in işi kendi başına bitireceğini vurguladı.
FİLİSTİN DEVLETİ VE REFORM TALEPLERİ
Netanyahu, Birleşmiş Milletler'de birçok ülkenin Filistin Devleti'ni tanımasının terörizmi ödüllendirdiğini ve İsrail'in varlığını tehdit ettiğini savundu. Trump'ın Gazze barış planı çerçevesinde Filistin yönetiminin, İsrail'e karşı "nefret içerikli" ders kitaplarını değiştirmesi, medyadaki "kışkırtıcı" söylemleri sonlandırması gibi reformların yanı sıra Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Adalet Divanı'nda açılan davalara son vermesi ve İsrail'i Yahudi devleti olarak tanıması gerektiğini de öne sürdü. İsraillilerin büyük çoğunluğunun Filistin yönetiminin bu yönde değişeceğine inanmadığını savunan Netanyahu, Trump'ın planının "İsrail'le gerçek bir barışa bağlı aktörlerce yönetilecek pratik ve gerçekçi bir yol" sunduğunu ileri sürdü. Trump'ın liderliğiyle Abraham Anlaşmalarının yeniden canlandırılabileceğini ve daha fazla Arap ve Müslüman ülkenin sürece dahil olabileceğini de savundu.








