SAĞLIK
Yayınlanma : 26 Mart 2026 20:15

Nadir vaka: Eğri göğüs kafesi ve skolyoza rağmen 69 yaşındaki hasta 3 saat kalbi durdurularak hayata döndürüldü

Nadir vaka: Eğri göğüs kafesi ve skolyoza rağmen 69 yaşındaki hasta 3 saat kalbi durdurularak hayata döndürüldü
Samsun'da nadir görülen bir vaka: Eğri göğüs kafesi ve skolyozu olan 69 yaşındaki Ali Akan, 3 saat kalbi durdurularak yapılan riskli ameliyatla hayata tutundu.
Nadir vaka: Eğri göğüs kafesi ve skolyoza rağmen 69 yaşındaki hasta 3 saat kalbi durdurularak hayata döndürüldü

Samsun Şehir Hastanesi'nde tıp literatürüne geçebilecek zorlu bir operasyonla hayata tutunan 69 yaşındaki Ali Akan, doğuştan gelen göğüs deformitesi ve ileri düzey skolyozuna rağmen sağlığına kavuştu. Hastanın kalbi, ameliyat sırasında tam 3 saat boyunca durduruldu.

teknik yapı

NADİR GÖRÜLEN DAMAR YAPI VE DEFORMİTE

Ayvacık ilçesi sakinlerinden Ali Akan, şiddetli nefes darlığı ve halsizlik şikayetleriyle hastaneye başvurduğunda, doktorlar aortunda hayati risk taşıyan ciddi bir genişleme ve ileri düzey kapak yetmezliği tespit etti. Üstelik hastanın 'dolikoaorta' olarak bilinen, aortun normalden daha uzun ve kıvrımlı olduğu nadir bir damar yapısına sahip olduğu belirlendi. Göğüs kafesindeki deformite ve omurga eğriliği nedeniyle kalp ve büyük damarların yerleşimi tamamen değişmişti. Bu durum, aortun göğüs kemiği altında derin ve ulaşılması güç bir konuma yerleşmesine neden olarak ameliyatı son derece güçleştirdi.

ÖZEL YÖNTEMLERLE GERÇEKLEŞTİRİLEN HAYATİ OPERASYON

Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Samsun Şehir Hastanesi'nden oluşan uzman bir ekip, bu yüksek riskli vaka için standart prosedürlerin dışına çıkarak özel bir operasyon planı hazırladı. Klasik tam göğüs açılması yerine, 'inferior parsiyel sternotomi' tekniği tercih edildi. Operasyonun başında kasık damarları aracılığıyla kalp-akciğer makinesine bağlanan hastada güvenli bir dolaşım sağlandı. Yaklaşık 3 saat boyunca kalbi durdurulan hastada, genişlemiş ve uzamış aort tamamen çıkarılarak yerine biyolojik kapaklı yapay bir damar yerleştirildi. Kalbi besleyen damarlardan birinin beklenmedik pozisyonu nedeniyle ileri cerrahi tekniklerden 'cabrol yöntemi' kullanılarak damar ile yeni aort arasında bağlantı kuruldu. Aortun üst bölümündeki yapısal farklılıklar da özel greftlerle yeniden oluşturularak ana damarla birleştirildi. Kalp-akciğer makinesi desteğiyle gerçekleştirilen operasyon sırasında hastanın beyin ve organ dolaşımı stabil tutuldu. Ameliyat sonrası hastanın kalp ritmi kendiliğinden normale döndü ve herhangi bir destek tedavisine ihtiyaç duymadan cihazdan ayrılması, genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.