• ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 17 Ekim 2026 21:30

Mühendis, erozyonu durdurmak için hurda lastiklerle baraj yaptı

Mühendis, erozyonu durdurmak için hurda lastiklerle baraj yaptı
Arizona'da bir mühendis, erozyonu önlemek ve toprağın su tutmasını sağlamak amacıyla bin 500 hurda lastikle bir baraj inşa etti. Proje, düşük maliyetle doğal iyileşmeyi teşvik ederken, çevresel etkileri de tartışma konusu oldu.

Arizona'da 1996 yılında yaşanan erozyon sorununa karşı sıra dışı bir çözüm denendi. Emekli mühendislik profesörü Stuart Hornik, bölgedeki vadilerin derin kanallara dönüşmesini engellemek ve toprağın su tutma kapasitesini artırmak amacıyla yaklaşık bin 500 adet hurda lastikten oluşan bir baraj inşa etti.

Lastik barajın amacı ve yapımı

Arizona'nın bazı bölgelerinde aşırı otlatma ve bitki örtüsünün azalması, yağmur sularının toprağı hızla aşındırmasına neden oluyordu. Bu durum, küçük akarsuların zamanla derin ve geniş kanallara dönüşmesine yol açarken, verimli toprak tabakasının da sürüklenmesine neden oluyordu. Hornik, suyu tamamen durdurmak yerine akışını yavaşlatarak toprağın suyu emmesini sağlamayı hedefledi. Tucson yakınlarındaki Broly Wash vadisinde kurulan 14 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde ve 1,8 metre yüksekliğindeki bu yapı, çakıl ve plastik bağlarla birleştirilen hurda lastiklerden oluşuyordu. Yapı, suyun geçmesine izin verirken taşıdığı tortunun birikmesini sağlayacak şekilde tasarlandı.

Projenin sonuçları ve çevresel etkiler

Yaklaşık 6 bin dolara mal olan projenin, benzer bir beton yapının maliyetinin yaklaşık 70 bin dolar olacağı tahmin ediliyordu. Barajın inşa edilmesinin ardından, suyun taşıdığı tortular yapının arkasında birikmeye başladı. Bu durum, daha önce çıplak olan zeminde bitki örtüsünün yeniden oluşmasına ve otlayan hayvanların bölgeye geri dönmesine olanak sağladı. Bu gelişme, su akışını yavaşlatmanın erozyonla mücadelede ve bitki örtüsünün yeniden canlanmasında olumlu bir rol oynayabileceğini gösterdi. Ancak projenin uzun vadeli çevresel etkileri ve lastiklerin suya karışabilecek kimyasalların potansiyel riskleri, yöntemin yaygınlaşması önündeki soru işaretleri olarak kalmaya devam ediyor. Kurak bölgelerde benzer sonuçların küçük kaya setleriyle de elde edilebileceği belirtilirken, yerli bitki türlerinin korunması için ek çalışmalara ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.