• ceylan hafriyat
EKONOMİ
Yayınlanma : 16 Ekim 2026 23:31

MSCI'dan Türkiye'ye 2027'ye kadar süre

MSCI'dan Türkiye'ye 2027'ye kadar süre
MSCI, Türkiye'ye gelişmekte olan piyasalar kategorisinde kalması için 2027'ye kadar süre verdi. Yeterli ilerleme olmazsa ülke alt kategoriye düşebilir, bu da yabancı yatırımcılar ve Türk şirketleri için risk oluşturur.

Uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI, küresel piyasalarda yaşanan yatırım fonu krizinin ardından Türkiye'ye yönelik önemli bir uyarıda bulundu. Kuruluş, Türk hisselerine yönelik bazı endeks değişikliklerini ikinci bir duyuruya kadar durdururken, Haziran 2027'ye kadar yeterli ilerleme sağlanamaması halinde Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar kategorisinden daha alt bir kategoriye alınabileceği riskini gündeme getirdi.

MSCI endekslerinin önemi

Ekonomist Mahmut Aydoğmuş, MSCI'nin uluslararası yatırım fonları için kritik bir referans noktası olduğunu vurguladı. Dünyanın en önemli endeks sağlayıcılarından biri olan MSCI'nin hazırladığı endekslerin, milyarlarca dolarlık sermayenin hangi ülkelere ve şirketlere yönlendirileceğini belirlemede etkili olduğunu belirtti. Aydoğmuş, MSCI'nin bir ülkeyi endeksinden çıkarmasının veya ağırlığını azaltmasının, bu endeksi takip eden fonların yatırım stratejilerini doğrudan etkileyebileceğini söyledi.

Türkiye'deki şirketler ve olası etkiler

MSCI'nin Türkiye için farklı endeksleri bulunuyor. MSCI Turkey Index'te 11 büyük ve orta ölçekli şirket yer alırken, MSCI Turkey IMI endeksinde ise 72 şirket bulunuyor. Bu geniş endeks, Türkiye'deki serbest dolaşıma göre düzeltilmiş hisse senedi piyasa değerinin yaklaşık yüzde 99'unu temsil ediyor. Endeksin önde gelen şirketleri arasında Aselsan, Tüpraş, BİM, Akbank, Türk Hava Yolları, Koç Holding ve Turkcell gibi Borsa İstanbul'un lokomotif kuruluşları yer alıyor. Aydoğmuş, MSCI'nin uyarılarının Türk şirketlerinin tamamının endekslerden çıkarılması anlamına gelmediğini ancak uluslararası endekslerde daha fazla ağırlık kazanmalarının önüne sınırlamalar getirildiğini ifade etti. Özellikle şirketlerin gerçek ortaklık yapısı ve yatırım fonları üzerinden yapılabilecek koordineli işlemlere ilişkin endişelerin MSCI'nin dikkat çektiği önemli bir nokta olduğunu belirtti.