Mısır'ın Yeni Delta projesinde su kapasitesi ve tuzlanma riski

Nil Deltası'nın batısında 924 bin hektarlık alanı sulaması hedeflenen projenin hatlarının yüzde 79'u tamamlandı. Araştırmalar tortu birikimi, pompa yükü ve toprak tuzlanması risklerini ortaya koydu.
Mısır'da Nil Nehri'nden sağlanan suyla çöl arazilerini tarıma açmayı amaçlayan Yeni Delta projesinde inşaat ve boru hattı çalışmaları sürüyor. Yaklaşık bir milyon hektarlık kurak alanı sulaması planlanan sistem için yapılan araştırmalar, su iletim kapasitesi ve uzun vadede toprak tuzlanması konusunda risklere işaret etti.
Kıbrıs'a yakın büyüklükte alan
Nil Deltası'nın batısındaki proje sahası yaklaşık 924 bin hektar, yani 9 bin 240 kilometrekare büyüklüğünde. Alan, Kıbrıs adasının yüzölçümüne yaklaşıyor; uydu görüntülerinde bölgede dairesel tarım sahaları görülüyor. Planlamaya göre burada tahıl ürünlerinin yanı sıra sebze, meyve ve temel gıda maddeleri yetiştirilecek. Dünyanın en büyük tarımsal kalkınma projelerinden biri olarak nitelenen Yeni Delta, Mayıs 2026'da Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Halil el-Sisi tarafından resmen başlatıldı. Su Kaynakları Bakanlığının ağustos ayında yayımladığı raporda, 174 kilometrelik su temin sistemlerinin yüzde 79'unun tamamlandığı bildirildi. Cumhurbaşkanlığı verilerine göre projenin maliyeti yaklaşık 800 milyar Mısır lirasına, güncel döviz kurlarıyla yaklaşık 14 milyar dolara ulaştı. Ana arıtma tesisi, El Hammam bölgesinde 2023'te hizmete giren kompleks. Tesis günde 7,5 milyon metreküpe kadar su işleyebiliyor. Sulamada, Nil Deltası'ndaki tarım arazilerinden tahliye edilerek geçmişte Akdeniz'e dökülen drenaj sularının arıtılması ve yeniden kullanılması öngörülüyor. Suyu yüzlerce kilometre uzaktaki çöl havzasına taşımak için yaklaşık 150 kilometrelik iki ana boru hattı ve 19 büyük pompa istasyonu tasarlandı.
Kanaldaki tortu su akışını daraltıyor
Mahmoud Zayed, Ola Eraki ve Mohamed Abdellatif'in Ekim 2026'da yayımladığı araştırmada, Yeni Delta'ya günde 1,1 milyon metreküp ek su taşıması planlanan El Nasr Kanalı incelendi. Beş pompa istasyonuyla çalışan kanalda, saniyede 93,6 metreküp olan tasarım akışının 106,33 metreküpe güvenli biçimde çıkarılıp çıkarılamayacağı bilgisayar simülasyonlarıyla değerlendirildi. Analizler, kanal tabanında yaklaşık 470 bin metreküp tortu ve çamur biriktiğini, bu birikintinin su geçiş alanını daralttığını gösterdi. Su miktarının artırılması halinde bazı noktalarda suyun kanal seddelerine tehlikeli ölçüde yaklaşabileceği ve taşma riski doğurabileceği belirlendi. Ayrıca bazı pompa istasyonlarında işletme güvenlik sınırlarının aşılabileceği, daha yüksek hacimde suyu taşımak için yaklaşık yüzde 15 ek hidrolik güç gerektiği hesaplandı. Araştırmacılar, çamur ve bitki örtüsünün temizlenmesinin akışı rahatlatacağını ancak kapasite sorunlarını tek başına gidermeyeceğini kaydetti. Projenin sürdürülebilirliği, hatların tamamlanmasının yanı sıra tesislerin uzun yıllar işletilmesine bağlı. Yetersiz drenaj ve su kalitesindeki aksaklıkların çöl topraklarında uzun vadeli tuzlanmaya yol açabileceği; risklerin giderilememesi durumunda 14 milyar dolarlık yatırımın geleceğinin tehlikeye girebileceği belirtildi.
- 12:52Göksel, Manisa'da Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı
- 12:42Aydın ve İzmir yaylaları sonbahar renklerine büründü
- 12:32Kütahya'da 24 kiloluk bakır imbik antika pazarında ilgi görüyor
- 12:23Safranbolu'da çırak yokluğu demirci geleneğini zorluyor
- 12:13Bayındır'da uyuşturucu operasyonu: 3 kilo esrar ele geçirildi











