Tarih, hayallerini gerçekleştirmek için servetini esirgemeyen çılgın girişimcilerin hikayeleriyle doludur. Bu hikayelerden biri, 1825 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Indiana eyaletinde yaşandı.
ROBERT OWEN'IN ÜTOPYASI
Zengin bir Gallerli sanayici olan Robert Owen, sosyalist teorilerin pratikte de işe yarayabileceğini kanıtlamak amacıyla bir Amerikan köyü satın aldı. Yeni bir dünya düzeni kurmak için parası, hazır binaları ve peşinden koşmaya hevesli yüzlerce takipçisi vardı. Ancak, kağıt üzerinde kusursuz görünen bu ütopik denetim, sadece 2 yıl içinde tam bir hayal kırıklığına dönüştü. Owen, daha insani şartlarda çalışan işçilerin ve kaynakların eşit paylaşıldığı bir toplum hayal ediyordu. Bu hayalini gerçekleştirmek için Indiana eyaletindeki kurulu bir kasabayı bugünün parasıyla milyonlarca dolara satın aldı ve buraya "New Harmony" (Yeni Uyum) adını verdi. Owen’ın çağrısıyla, paranın ve sınıf farkının olmadığı bu yeni yaşam alanına taşınmaya hevesli yaklaşık 800 takipçi kısa sürede yerleşti.
TOPLUMSAL DENEYİN ÇÖKÜŞÜ
Büyük umutlarla başlayan bu deney, insan doğasının getirdiği gerçeklerle yüzleşmek zorunda kaldı. Kasabada kesin kuralların ve iş bölümünün net olmaması büyük sorunlar yarattı. Bazı sakinler gece gündüz çalışırken, bazıları hiçbir katkı sunmadan eşit paylardan yararlanmaya devam etti. Bu durum, çalışanlar arasında adaletsizlik hissi ve huzursuzluk yarattı. 1827 yılına gelindiğinde, yani kasabanın satın alınmasının üzerinden sadece 2 yıl geçmişken, New Harmony deneyi tamamen çökmüş durumdaydı. Üretim durma noktasına geldi, ortak depolar boşaldı ve toplumsal bağlar tamamen koptu. Robert Owen, servetinin büyük bir kısmını bu topraklarda bırakarak kasabayı terk etmek zorunda kaldı. Takipçilerinin çoğu kasabadan ayrıldı ve bu büyük ütopya projesi tarihin tozlu sayfalarına gömüldü.







