Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, İstanbul'da yaptığı "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" başlıklı sunumda, ülkenin ekonomik gidişatına ve para politikasına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Karahan, enflasyonda bir gerileme eğilimi olduğunu ancak bölgesel çatışmaların bu süreci yavaşlattığını belirtti. Ekonomik aktivitede ise sıkı finansal koşulların etkisiyle bir yavaşlama gözlemlendiğini ifade etti.
ENFLASYONDAKİ YAVAŞLAMA VE BASKILAR
Karahan'ın sunumunda paylaşılan verilere göre, yıllık tüketici enflasyonu Mayıs 2024'teki %75,5'ten Haziran 2026 itibarıyla %32,1'e düşüş gösterdi. Ancak, gıda ve enerji fiyatlarındaki arz kaynaklı gelişmelerin enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğu vurgulandı. Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre, enerji fiyatları mart ve nisan aylarında ortalama %9,6 artarken, mayıs ve haziran döneminde %0,5'lik bir gerileme yaşadı. Gıda ve alkolsüz içeceklerde ise aynı dönemde aylık ortalama %1,9'luk bir artış kaydedildi. Hizmet enflasyonundaki düşüşün kira ve eğitimdeki fiyat artışlarının hız kesmesiyle desteklendiği, ancak temel mal enflasyonunda, özellikle çekirdek mal grubunda artış gözlendiği ve bu durumun yakından izlendiği aktarıldı.
EKONOMİK YAVAŞLAMA VE KREDİ BÜYÜMESİ
Sunumda ekonomik faaliyetteki yavaşlamaya da dikkat çekildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ekonomi, 2025'in ikinci çeyreğinde %1,3, üçüncü çeyreğinde %1 ve son çeyreğinde %0,4 büyüdü. 2026'nın ilk çeyreğindeki büyüme ise %0,1 seviyesinde gerçekleşti. İmalat sanayisinde kapasite kullanım oranının tarihsel ortalamaların altında kaldığı, talep göstergelerinde ise zayıflama görüldüğü belirtildi. İkinci çeyrekte reel kart harcamaları %1,4, otomobil satışları %11,5 ve dayanıklı tüketim mallarına yönelik reel kart harcamaları %0,8 gerilerken, altın hariç perakende satış hacmindeki çeyreklik artış %0,7 oldu. Kredi hacmindeki artış hızının da gerilediği, kur etkisinden arındırılmış ve 13 haftalık yıllıklandırılmış verilere göre 2026'nın ikinci çeyreğinde perakende kredilerin %36,3, ticari kredilerin %22,5 ve toplam kredilerin %25,9 büyüdüğü ifade edildi. Talepteki dengelenme ve kredi büyümesindeki yavaşlamanın dezenflasyon sürecini desteklediği kaydedildi.
BÖLGESEL ÇATIŞMALAR VE PARA POLİTİKASI
Karahan, sunumunda bölgesel çatışmaların ekonomi üzerindeki etkilerine de değindi. Enerji ithalatının çatışmalar nedeniyle arttığını, ancak ihracatın dirençli seyrini koruduğunu belirtti. Altın ve enerji hariç ithalatın kontrol altında kaldığı, dış ticaret açığının yılın ikinci çeyreğinde daraldığı aktarıldı. Turizm gelirleri üzerindeki olumsuz etkinin ise sınırlı olduğu ifade edildi. Sonuç bölümünde, bölgesel çatışmaların dezenflasyon sürecinde gecikmeye neden olduğu değerlendirmesine yer veren Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini vurguladı. Para Politikası Kurulu'nun faiz kararlarını enflasyon görünümü ve ana eğilimini dikkate alarak toplantı bazında vereceği, enflasyon hedeflerinden belirgin bir sapma oluşması halinde ise para politikası araçlarının yeniden sıkılaştırılacağı bildirildi.








