• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
POLİTİKA
Yayınlanma : 17 Eylül 2026 18:09

Menderes-Zorlu-Polatkan Anıldı ve Gedik’in yeri Dava Arkadaşlarının yanına taşınıyor

Menderes-Zorlu-Polatkan Anıldı ve Gedik’in yeri Dava Arkadaşlarının yanına taşınıyor

Zeytinburnu'ndaki Adnan Menderes Anıt Mezarı'nda gerçekleşen Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın 65. Vefat Yıl Dönümü Anma Programı'nda konuşan Çiftçi, Menderes ve yol arkadaşları Zorlu, Polatkan ve Namık Gedik'in milletin inancıyla, mukaddesatıyla ve değerleriyle yaşama, kendi geleceği üzerinde söz sahibi olma iradesinin temsilcileri olduğunu kaydetti.

 


İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 27 Mayıs 1960 Darbesi'nde milletin iradesinin silahların gölgesinde gasbedildiğini, milletin seçtiği başbakan ve bakanların esir alındığını, hukukun ise darbecilerin kurduğu intikam düzeninin aracına dönüştürüldüğünü anımsattı.


 


Merhum İçişleri Bakanı İsmail Namık Gedik'in darbenin henüz ilk günlerinde hayatını kaybettiğini kaydeden Çiftçi, "Darbeciler onun ölümünü sözde intihar olarak duyurdular. Ancak biz, darbenin karanlık şartlarında oluşturulan bu anlatıyı kabul etmiyor, İsmail Namık Gedik'i 27 Mayıs zulmünün mazlumu ve şehidi olarak rahmetle yad ediyoruz." ifadelerini kullandı.Çiftçi, Yassıada'da milletin vicdanında hiçbir zaman karşılık bulmayan bir yargılama süreci işletildiğini belirterek, "Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961'de, Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961'de ölümsüzlüğe yürüdüler. Darağacına gönderilen üç devlet adamıydı, fakat asıl hesaplaşma millet iradesiyleydi." dedi.


 

 


Ezan-ı Muhammedi'nin yeniden asli hüviyetiyle semalarda yankılanması ve Anadolu insanının devlet yönetiminde söz sahibi olmasının, bu iradenin yükselişinin en güçlü işareti olduğunu ifade eden Çiftçi, "Onlar zannettiler ki Menderes'i, Zorlu'yu, Polatkan'ı ve Gedik'i ortadan kaldırınca bu irade de ortadan kalkacak. Oysa bu aziz milletin gönlüne yerleşmiş sevgiyi darağacına çekemezsiniz, bu milletin hafızasını idam edemezsiniz." dedi.

 


Çiftçi, Necip Fazıl Kısakürek'in merhum Menderes'in şehadetinin ardından kaleme aldığı "Zeybeğim" şiirindeki derin sızının, aradan geçen on yıllara rağmen hala yürekleri titretmeye devam ettiğini belirterek, şiirden bazı mısraları okudu.
Bakan Çiftçi, "Bu millet doğruldu ve merhum Necmettin Erbakan'la, merhum Turgut Özal'la, Türkiye Yüzyılı'nın lideri muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'la ayağa kalktı. Menderes, Polatkan, Zorlu ve Gedik ise milletimizin gönlünde her geçen yıl daha büyük bir rahmetle, minnetle anılmaya, şükranla yad edilmeye devam etti." ifadelerini kullandı.
"Bu aziz millet, vesayet zihniyetini ve darbeci zalimleri asla unutmayacaktır"

Türkiye'nin yakın tarihini, milletin kendi iradesine sahip çıkma mücadelesi olarak da okumak gerektiğini aktaran Çiftçi, sözlerine şöyle devam etti:
"27 Mayıs'tan 12 Mart'a, 12 Eylül'den 28 Şubat'a, 27 Nisan e-muhtırasından 15 Temmuz'a uzanan süreçte vesayet zihniyeti farklı biçimlerde tezahür etti. 15 Temmuz gecesi ise Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla alanlara, meydanlara çıkan aziz milletimiz, tankların karşısına dikilerek bu vesayet zincirine tarihi bir kıyamla 'dur' dedi. O gece milletimiz, Menderes'in 'Yeter. Söz milletindir' iradesini bir kez daha meydanlarda kahramanca haykırdı. İşte bunun için açıkça ifade ediyoruz. Bu aziz millet, kendi bağrından çıkarak, millet uğruna bedel ödeyen milletin adamlarını unutmadığı gibi, milletimizin değerleriyle, mukaddesatıyla, iradesiyle ve tarihiyle savaşan, vesayet zihniyetini ve darbeci zalimleri de asla unutmayacaktır."
Çiftçi, "Bir tarafta darbenin karanlığı, Yassıada'nın zulmü ve darağaçları, öte tarafta milletin gönlünde 65 yıldır yaşayan Menderes, Polatkan, Zorlu, Gedik ve İleri. Zaman, zalimin hükmünü aşındırmış, mazlumun hatırasını ise büyütmüştür. Çünkü zulüm, bir insanın sesini susturabilir, fakat hakikatin sesini susturmaya muktedir olamaz." diye konuştu.

 


"27 Mayıs'ın karanlığı, Namık Gedik'in adını hafızamızdan çıkaramadı"

 


 

 

 

Sezai Karakoç'un 'Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Halbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar, vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar' dizelerini hatırlatan Çiftçi, şunları kaydetti:
"Evet, kurtulamadılar. Milletin vicdanından da tarihin hükmünden de kurtulamadılar. Ebediyen de kurtulamayacaklar. Kurulan darağaçları, Menderes'i milletin gönlünden asla silemedi. Yassıada, Zorlu'nun ve Polatkan'ın hatırasını unutturamadı. 27 Mayıs'ın karanlığı, Namık Gedik'in adını hafızamızdan çıkaramadı. Aradan geçen 66 yıl göstermiştir ki, hakkın ve hakikatin hükmü bakidir."

 


Çiftçi, "Aziz milletimizle önemli bir kararı paylaşmak istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın dünkü imzasıyla merhum İçişleri Bakanımız İsmail Namık Gedik'in naaşının, Adnan Menderes Anıt Mezarı'nın bulunduğu alana nakledilerek defnedilmesi kararlaştırılmıştır. Şehitlerimizin aziz hatırasına gösterdiği bu büyük vefa dolayısıyla muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a huzurlarınızda şükranlarımı arz ediyorum." ifadelerini kullandı.


Şehitleri rahmet, minnet ve hürmetle yad ettiğini kaydeden Çiftçi, "Onların millet sevgisini, mukaddesat hassasiyetini ve bizlere bıraktıkları emaneti gelecek nesillere taşımaya devam edeceğiz." dedi.

 


İleri: Milletimiz, darbeleri artık tarihin tozlu raflarına kaldırmıştır

 

 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Dr. Ömer İleri ise çok partili hayata geçiş sürecinin sancılarına rağmen ülkenin kalkınma mücadelesinde ön saflarda yer alan ve 27 Mayıs darbesi sürecinde ağır bedeller ödeyenleri rahmetle yad ettiğini söyledi.


Bu büyüklerin, memleketi gerçekten sevdiklerini anlatan İleri, "Bu milleti gerçekten sahiplendiler ve bu memleket için samimiyetle çalıştılar. Bizler aileler olarak doğrudan şahit olduk. Bu büyüklerin evlerinde, makamlar, mevkiler, kazanımlar ve hatta başarılar değil her daim memleket meseleleri konuşuldu. Memleketin kalkınma heyecanı hissedildi ve bizler şahidiz ki bu insanlar dürüsttü, samimiydi, gayretliydi ve gerçek vatanseverlerdi." ifadelerini kullandı.


İleri, "İnsaflı bir insan açısından 27 Mayıs ihanetini meşrulaştıracak en ufak bir düşünsel öge yoktur. Seçimle gelen bir iktidar, seçime aylar kala, yalan üzerine inşa edilen bir kurguyla ve silah zoruyla indirilmiştir." dedi.


İleri, "Allah bu asil duruşu için dedemden razı olsun diyorum. 27 Mayıs sürecinde, sadece hukuki, siyasi veya demokrasi açısından değil, insanlık açısından da çok sorunlu davranışlar görüyoruz." diye konuştu.


15 Temmuz gecesi yaşananların, darbelerin önemli ortak özelliklerinden birinin darbeye karışanların sıklıkla insanlıktan nasibini almamış kişiler olduğunu gösterdiğini belirten İleri, "Şükürler olsun ki geldiğimiz nokta itibarıyla, 15 Temmuz hain darbe girişimine Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde direnmiş olan milletimiz, darbeleri artık tarihin tozlu raflarına kaldırmıştır. Evet, darbe süreci bitmiştir ancak unutmayalım ki darbeler esasen sapmış bir zihniyetin, bir kültürün ortaya koydukları nihai sonuçlardır." ifadelerini kullandı.

 


“27 Mayıs süreciyle ilgili muhasebenin sadece sonuçta ortaya çıkan darbe boyutuyla değil, süreci buraya zorlayan yanlış muhalefet anlayışıyla devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Darbe ile araya mesafe koymak, darbe karşıtı olmak, darbe sürecini net bir şekilde, eniyle sonuyla darbeye giden yolu da ele alarak bütüncül bir şekilde telin etmeyi gerektirir. 'İdamlar yanlıştı, ancak darbe için bazı gerekçeler vardı.' Bu tür söylemler, net bir duruş sergilememek demektir. Darbeyle kavgası olan, muhalefet yapmak adına bu ülkenin kurumlarının yıpratılmasına asla müsaade edemez.”

 

 


Zorlu: Namık Gedik dava arkadaşlarının yanına defnedilecek


 

 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu da darbeyle milletin iradesinin idam edilmek istendiğini ancak başarılamadığını, süreç içerisinde Türk milletinin demokrasiye sahip çıktığını söyledi.


Aradan geçen yılların 27 Mayıs'ın Türkiye'ye nelere mal olduğunu daha berrak biçimde gösterdiğini kaydeden Zorlu, "Darbeler yalnızca iktidarları hedef almamıştır. Hukukun terazisini bozmuş, milletin iradesini susturmaya çalışmış, devlet ile millet arasındaki güveni sarsmış ve Türkiye'nin zamanından, enerjisinden, geleceğinden çalmıştır. Bu yüzden 27 Mayıs'ı hatırlamak, aynı yanlışın bir daha tekrarlanmaması için tarihin bizlere ve nesillerimize en büyük ikazı konumundadır." ifadelerini kullandı.


Zorlu, 27 Mayıs'ın bıraktığı yaralardan birini daha sarmanın eşiğinde olduklarını, merhum İçişleri Bakanı İsmail Namık Gedik'in kabrinin anıt mezara nakledileceğini hatırlattı

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın irade ve talimatıyla sürecin başlatıldığını aktaran Zorlu, şunları kaydetti:
“Bu yalnızca bir kabir nakli değildir, bu adım 66 yıl sonra yarım kalmış bir tarih sayfasının devlet eliyle tamamlanmasıdır. Namık Gedik, Demokrat Parti döneminde Aydın milletvekili ve İçişleri Bakanı olarak ülkemizin siyasi hayatında önemli görevler üstlenmiştir. Askeri darbe günü evinden zorla alınmış, Kara Harp Okulu'na götürülmüş ve burada maruz kaldığı ağır muamelelerin ardından 29 Mayıs 1960 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Aradan 66 yıl geçti ve bazı hadiseler takvimde geride kalır ancak millet hafızasında yerini korumaya devam eder. Şimdi Namık Gedik dava arkadaşlarının yanına defnedilecek.”


Gül: Darbeler dönemi sona erdi

 

İstanbul Valisi Davut Gül de demokrasi şehitleri başta olmak üzere bütün darbelerde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilediğini söyledi.

 

Gedik: ZORLU’ya özel teşekkür etti

 

Merhum İçişleri Bakanı İsmail Namık Gedik'in torunu Namık Gedik ise Kara Harp Okulu'nda katledilen Dr. Namık Gedik'in kabrinin dava arkadaşları Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın naaşlarının bulunduğu Anıt Mezar'a nakledilmesine ilişkin tarihi bir karar verildiğini söyledi.


Bu kararın, aileleri için derin bir anlam taşıdığı gibi Türk demokrasi tarihinin müşterek hafızası bakımından da kıymetli bir vefa örneği olduğunu belirten Gedik, "Milli iradeye, demokrasi tarihimize ve devletimize hizmet etmiş şahsiyetlerin aziz hatıralarına gösterdiği kadirşinaslık dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımıza ailemiz adına şükranlarımı arz ediyorum." dedi.Dedemin naaşının taşınması tarihi bir karardır ve bu süreci devlet kademelerinde yöneten,titizlikle ve ısrarlı takip eden Sayın Ak Parti Genel Başkan yardımcısı Kürşad Zorlu’ya ailem ve demokratlar adına teşekkür ederim.


Kararın milletin demokrasi hafızasında ve devletin köklü vefa geleneğinde anlamlı ve kalıcı bir yer edeceğine inandığını dile getiren Gedik, "Ömrünü devlet ve millet hizmetlerine adamış merhum Doktor Namık Gedik'i, dava arkadaşları Başvekilimiz Adnan Menderes'i, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu'yu ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan'ı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum." ifadelerini kullandı.
Tutkun törene katıldı.

 

Saygı duruşunda bulunulmasının ardından Kur'an-ı Kerim okunan programda, Menderes ve yol arkadaşları için dua edildi.


Bakan Çiftçi ve beraberindekiler, törenin ardından önce Adnan Menderes ve ailesinin kabirlerini, daha sonra da 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın anıt mezarını ziyaret edip karanfil bıraktı, dua etti.
Programa,İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral İdris Tataroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aksoy, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir,Demokratlar Konfederasyonu Genel Başkan Vekili Hüseyin Tutkun ile Menderes, Zorlu, Polatkan,Bayar ve Gedik aileleri katıldı.