Mavi gözlülerin atası aynı: Türkiye de araştırmada yer aldı

Yeni yapılan bir araştırma, tüm mavi gözlülerin aynı atadan geldiğini ve Türkiye'nin de bu çalışmada yer aldığını ortaya koyuyor.
Bilim insanları, 6 ila 10 bin yıl önce meydana gelen ve dünya üzerindeki tüm mavi gözlülerin göz rengini belirleyen genetik bir mutasyonun izini sürdü.
HAZIRLANAN ARAŞTIRMA SONUÇLARI
2008 yılında yapılan araştırmanın sonuçları, başlangıçta tüm insanların kahverengi gözlü olduğunu ancak genetik bir 'anahtarın' bu durumu değiştirdiğini ortaya koyuyor. Hücresel ve Moleküler Tıp Bölümü’nden Profesör Hans Eiberg, araştırmanın temelini şu sözlerle açıklıyor: "Başlangıçta hepimiz kahverengi gözlüydük. Ancak kromozomlarımızdaki OCA2 genini etkileyen genetik bir mutasyon, kahverengi göz üretme yeteneğini kelimenin tam anlamıyla 'kapatan' bir anahtarın oluşmasına neden oldu."
DNA ANALİZLERİ İLE ORTAK ATAYA ULAŞILDI
OCA2 geni, saç, göz ve cilt rengini veren melanin pigmentinin üretiminde görev alan "P proteini"ni kodluyor. Ancak bu mutasyon geni tamamen yok etmek yerine, iris üzerindeki etkisini sınırlayarak melanin üretimini azaltıyor. Böylece kahverengi rengin maviye "seyrelmesi" sağlanıyor. Profesör Eiberg, bu anahtarın etkisinin çok spesifik olduğunu, eğer gen tamamen devre dışı kalsaydı "albinizm" durumunun ortaya çıkacağını belirtiyor. Araştırma ekibi, Ürdün, Danimarka ve Türkiye gibi uzak ülkelerdeki mavi gözlü bireylerin mitokondriyal DNA'larını inceledi. Yapılan karşılaştırmalar, mavi gözlü bireylerin DNA'larındaki "renk anahtarının" tam olarak aynı noktada olduğunu gösterdi.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Profesör Eiberg, "Bu verilerden yola çıkarak tüm mavi gözlü bireylerin aynı ataya bağlı olduğu sonucuna varabiliriz. Hepsi DNA'larındaki aynı noktada, aynı anahtarı miras almışlar," diyerek mavi gözlülerdeki genetik çeşitliliğin kahverengi gözlülere oranla daha düşük olduğunu vurguluyor. Bilim insanlarına göre bu değişim, ne olumlu ne de olumsuz bir mutasyon olarak değerlendiriliyor. Göz rengindeki bu değişim; saç rengi, kellik veya çiller gibi insanın hayatta kalma şansını ne artıran ne de azaltan genetik varyasyonlardan biri. Profesör Eiberg, durumu şöyle özetliyor: "Bu çalışma, doğanın insan genomunu sürekli karıştırdığını, insan kromozomlarından genetik bir kokteyl oluşturduğunu ve farklı değişimleri sürekli denediğini gösteriyor."
- 06:12Maaşsız yaşamak ne demek biliyor musunuz? İşçilerin dramı gözler önünde
- 06:02Pazarlar müze gibi: Vatandaş sadece bakıyor, alım gücü dibe vurdu
- 05:53Eski Tarım Bakanı Pakdemirli, BİM'in yönetiminde yer alacak
- 05:43Aile yılı kabusa döndü: Türkiye, OECD'de en ağır vergi yüküyle zirvede!
- 05:33Serap Paköz, kanserle savaşını duyurdu: 'Bu bir son değil, yeni bir başlangıç





