İşsiz gençlerin kamu personeli olma umuduyla girdiği Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) için milyarlarca liralık bir gelir kapısı haline geldi. Özel sektördeki zorlu koşullar ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle her geçen yıl artan aday sayısı, sınav ücretlerine yansıyarak ÖSYM'nin kasasını dolduruyor.

Sınav ücretlerine devasa zam
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre atıl iş gücünün yüzde 30'u aştığı ve genç işsizliğin yüzde 14.5 seviyesinde bulunduğu ülkemizde, KPSS milyonlarca vatandaş için tek umut ışığı olmaya devam ediyor. Bu yılki KPSS'ye 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu. Tek oturum için belirlenen 800 TL'lik sınav ücreti ve geç başvuru ücreti olan 1.200 TL ile birlikte, adaylar her oturum için ek olarak 500 TL ödedi. Sadece ana oturuma katılan adaylardan yaklaşık 1 milyar 360 milyon TL toplandığı hesaplanırken, tüm oturumlar göz önüne alındığında KPSS maratonu ÖSYM'ye 2 milyar TL'yi aşan bir gelir sağladı. Bu rakam, 2020 yılında her bir oturum için 80 TL olan sınav ücretine göre 5 yılda yüzde 900'lük bir artışa işaret ediyor.
Eğitimdeki lüksleşme sınavlara da yansıdı
ÖSYM'nin bu yılın ocak-haziran döneminde gerçekleştirdiği sınavlardan toplam 4.6 milyar TL gelir elde ettiği belirtilirken, bu rakam 2020 yılındaki toplam yıllık gelir olan 860.5 milyon TL'nin çok üzerinde. Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda da her oturum için 700 TL, tüm oturumlara katılan adaylar için ise 2 bin 100 TL ücret alındığı biliniyor. Bu durum, en temel eğitim aşaması olan sınavların bile artık lüks hale geldiği algısını güçlendiriyor.







