Kowloon'da 50 bin kişi güneşi görmeden yaşadı

Kowloon Walled City, 50 bin kişinin yaşadığı, plansız ve devasa bir beton kütleye dönüşen bir yerleşimdi. Mimari onay olmadan inşa edilen binalar nedeniyle sokaklar karanlık kalıyor, devletin giremediği bir düzen işliyordu.
Dünya kentsel yerleşim tarihinin en sıra dışı örneklerinden Kowloon Walled City, sadece üç futbol sahası büyüklüğündeki bir alana plansız şekilde inşa edildi. Yüzlerce çok katlı yapının birbirine monte edilmesiyle devasa bir beton kütleye dönüşen bölge, kilometrekareye düşen insan sayısı açısından dünya rekoru kırdı.
Mimari onay olmadan yükselen bloklar
Yerleşimdeki binalar, resmi ruhsat, proje veya mühendislik hesabı olmadan inşa edildi. Alanın darlığı nedeniyle yapılar 14 kata kadar birbirinin üzerine ve yanına eklendi. Üst katların dışarıya taştığı bu yapılaşma sonucunda zemin seviyesindeki sokaklar tamamen karanlıkta kaldı. Binaların birbirine yapışık olması nedeniyle güneş ışığının ulaşamadığı koridorlarda, günün her saati yapay aydınlatmalar kullanılıyordu.
Devletin giremediği düzen
Resmi güvenlik güçlerinin ve kamu otoritesinin uzun yıllar müdahale edemediği alanda, dışarıdan bağımsız bir iç düzen kuruldu. Kamusal şebekelerin olmadığı bölgede elektrik ve su ihtiyacı kaçak hatlar ve derme çatma tesisatlarla karşılandı. Denetim eksikliği nedeniyle bölge, vergisiz ve ruhsatsız yüzlerce küçük imalathaneye, kumarhaneye ve diplomasız diş kliniklerine ev sahipliği yaptı. Zorlu yaşam koşullarının olduğu bu labirent yapıda 50 bin kişi, iç içe geçmiş mekanlarda yaşadı.
1993'te yıkıldı, parka dönüştü
Güvenlik riskleri, yapısal çökme ihtimali ve kamu sağlığı gerekçeleriyle bölge için tasfiye kararı alındı. Uzun süren tahliyelerin ardından devasa beton blok, 1993'te başlatılan operasyonla tamamen yıkıldı. Alan daha sonra tarihi mirası simgeleyen bir şehir parkına dönüştürüldü. Kowloon Walled City, modern kentsel planlama literatürüne tarihin en yoğun ve anarşik yerleşimi olarak geçti.










