Kontrolsüz kimyasallar: 'Sıfır kaza' hedefi bilimsel yaklaşımla mümkün mü?

Sanayi üretimindeki artışla kimyasal depolama güvenliği kritikleşti. Uzman Okay Selçuk, 'sıfır kaza' hedefinin bilimsel planlama ve teknolojiyle mümkün olduğunu belirtti.
Sanayi üretiminin hızla yükselişi, kimyasal maddelerin depolanması ve taşınmasını basit bir lojistik iş olmaktan çıkarıp, insan sağlığı ve çevre güvenliği için hayati bir konuma taşıdı. Türkiye ve dünyada yaşanan kimyasal yangınlar, patlamalar ve çevresel felaketler, bu alandaki güvenlik prosedürlerinin ne denli kritik olduğunu acı bir şekilde ortaya koyuyor. TMGD Mühendislik Genel Müdürü Okay Selçuk, kimyasal depolarda 'sıfır kaza' hedefinin, doğru planlama ve sistematik yaklaşımlarla elde edilebileceğine dikkat çekiyor.

KİMYASAL RİSKLER VE DEPOLAMADA KRİTİK UNSURLAR
Son yıllarda sanayi tesislerinde yaşanan üzücü kazalar, depolama sistemlerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yanlış sınıflandırılmış kimyasalların aynı ortamda depolanması, yetersiz havalandırma sistemleri, eksik yangın önleme mekanizmaları ve personel eğitimindeki aksaklıklar, kazaların başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Türkiye'nin saygın uluslararası ağlarından WCA DG network'ün en eski ikinci üyesi olan Okay Selçuk, "Kimyasal maddelerin bir arada nasıl depolanacağı bilimsel bir konudur. Her ürünün kendine özgü bir kimliği vardır ve bu kimliklere uygun depolama yapılmalıdır. Doğru sınıflandırma ve yerleşim yapılmadığında riskler kaçınılmaz hale gelir," diyerek, geliştirdiği özgün kimyasal sınıflandırma ve depolama matrisinin, hizmet verdiği tesislerde son 10 yılda sıfır yangın ve sıfır kazayla sonuçlandığını vurguluyor.
TEKNOLOJİ VE GÜVENLİK KÜLTÜRÜ İLE SIFIR KAZA
Kimya mühendisliği ve tehlikeli madde güvenliği alanında 10 yılı aşkın deneyime sahip Selçuk'a göre, yalnızca teknik önlemler yeterli değil. Kurumsal güvenlik kültürünün inşası, düzenli eğitim programları, titiz denetimler ve sürekli iyileştirme süreçleri de bu hedefe ulaşmada kilit rol oynuyor. "Sıfır kaza hedefi, doğru planlama, bilimsel yaklaşım ve disiplinli uygulamalarla mümkündür. Artan sanayi üretimi ve büyüyen lojistik ağlar göz önüne alındığında, alınacak önlemler sadece şirketler için değil, toplumun ve çevrenin güvenliği açısından da büyük önem taşıyor," şeklinde konuşan Selçuk, dijitalleşme ve otomasyonun da güvenliği artırmada kritik bir rol oynadığını belirtiyor. Sensör teknolojileri, otomatik uyarı sistemleri ve yazılım tabanlı takip çözümleri sayesinde sıcaklık değişimleri, gaz sızıntıları veya olası reaksiyon riskleri erken aşamada tespit edilebiliyor. Dijital envanter yönetimi ise insan hatasını minimize ederek depolama süreçlerini daha güvenli hale getiriyor. Sonuç olarak, kimyasal depolarda sıfır kaza hedefi, geliştirilen ileri sistemler ve sektörel birikimle ulaşılabilir bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor.
- 03:18Çölün ortasında donmuş bir vaha: Bandera Buz Mağarası'nın sırrı
- 03:08Sekiz yıl boğazında metal çubukla yaşadı
- 02:58Alman devi Lufthansa, 6 milyar euroluk devasa davayı kaybetti: Rekabet dengeleri altüst mü oluyor?
- 02:49İngiltere, mayın tarlalarını aşmak için yeni nesil Weevil'i tanıttı
- 02:39AB sözcüsünden Türkiye çıkışı sonrası flaş açıklama: 'Türkiye, bölgenin tartışmasız ortağı




