GÜNDEM
Yayınlanma : 18 Kasım 2025 22:49

Koah hastaları dikkat! Akciğer kanseri riski 10 yıl içinde katlanıyor: Uzmanlardan çarpıcı uyarılar!

Koah hastaları dikkat! Akciğer kanseri riski 10 yıl içinde katlanıyor: Uzmanlardan çarpıcı uyarılar!
Denizli İl Sağlık Müdürü Dr. Berna Öztürk, KOAH hastalarında 10 yıl içinde akciğer kanseri gelişme riskinin yüksek olduğunu belirtti. Ortak risk faktörü sigaradan korunma ve erken tanının önemine dikkat çekti.

Denizli İl Sağlık Müdürü ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Berna Öztürk, KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) ile akciğer kanseri arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekerek, KOAH hastalarında önümüzdeki 10 yıl içinde akciğer kanseri gelişme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. Tüm dünyada üçüncü ölüm nedeni olan KOAH'ın önlenmesinde ve yükünün azaltılmasında risk faktörleriyle mücadelenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Öztürk, bu iki hastalığın sıklıkla sigara kullanımı gibi ortak risk faktörleriyle birlikte görüldüğünü ifade etti.

teknik yapı

KOAH: Önlenilebilir ve Tedavi Edilebilir Bir Hastalık

Dr. Öztürk, KOAH'ı nefes yollarında mikroplarla oluşmayan bir iltihaplanmaya bağlı olarak gelişen, nefes darlığı, öksürük ve balgam gibi kalıcı solunumsal şikayetlerle seyreden, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir kronik akciğer hastalığı olarak tanımladı. KOAH gelişiminde en yaygın risk faktörünün sigara dumanı olduğunu belirten Öztürk, sigara içen bireylerin, içmeyenlere kıyasla daha fazla solunumsal şikayet, daha fazla solunum fonksiyon kaybı ve daha yüksek KOAH ölüm oranlarına sahip olduğunu söyledi. Pipo, puro, nargile gibi diğer tütün ürünlerinin kullanımı, çevresel tütün dumanına maruziyet, hava kirliliği, iç ve dış ortamlarda odun, kömür gibi fosil yakıtların veya bitki sapları ve tezek gibi yakıtların dumanının solunması, tozlu ve dumanlı işyerlerinde çalışmak da KOAH gelişimine katkıda bulunan diğer faktörler arasında yer alıyor. Son yıllarda fiziksel aktivitede azalma ve hareketsizliğin de bir risk faktörü olarak kabul edildiğini ekledi. Hastalığın belirtilerinin zamanla yavaşça artarak şiddetlendiğini, başlangıçta yokuş çıkarken yaşanan nefes darlığının zamanla kişinin evden çıkmamayı tercih etmesine, geceleri uyku bölünmesine ve günlük rutin işleri dahi yapamaz hale gelmesine yol açabildiğini anlattı. Özellikle yağışlı, sisli ve soğuk havaların KOAH hastaları için büyük rahatsızlık yarattığını ve kış aylarındaki hava kirliliğinin ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti. KOAH'ın hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde bozduğunu ve yüksek maliyetli bir hastalık olduğunu sözlerine ekledi.

Akciğer Kanseri ve KOAH İlişkisi: Yüksek Risk Altında

Yapılan çalışmaların KOAH ile akciğer kanseri arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koyduğunu vurgulayan İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, sigara içenlerde her iki hastalığın görülme oranının çok yüksek olduğunu belirtti. Her iki hastalıkta da erken tanı ve düzenli doktor kontrolünün hayati önem taşıdığına dikkat çeken Öztürk, sigaranın solunum yollarında iltihaplanmayı tetikleyerek KOAH'a neden olurken, aynı zamanda akciğer hücrelerinde mutasyona yol açarak kanser gelişimini başlatabileceğini açıkladı. Normal akciğer fonksiyonuna sahip bireylerle karşılaştırıldığında, KOAH hastalarında 10 yıl içinde akciğer kanseri gelişme ihtimalinin daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu nedenle KOAH hastalarının akciğer kanseri açısından risk altında olduğunu ifade etti. Her sigara içenin KOAH veya kanser olacağı şeklinde bir kural olmamakla birlikte, sigaranın bu riskleri ciddi oranda artırdığını vurguladı. Akciğer kanseri olan erkeklerde KOAH sıklığının kadınlara göre daha yüksek olduğunun bildirildiğini de ekledi. Dünya genelinde akciğer kanserinin erkeklerde en sık, kadınlarda ise ikinci en yaygın kanser türü olduğunu ve kansere bağlı ölümler arasında ilk sırada yer aldığını belirtti. Akciğer kanserinin en sık görülen belirtileri arasında geçmeyen veya kötüleşen öksürük, öksürükle birlikte kan veya kanlı balgam çıkarma, nefes alırken, öksürürken veya gülerken artan göğüs ağrısı, iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk ve kilo kaybı, ses kısıklığı, nefes darlığı ve tekrarlayan bronşit veya zatürre atakları yer almaktadır. Akciğer kanserinin erken teşhisi tedavi başarısını önemli ölçüde artırsa da, sıklıkla belirti vermediği için tanı genellikle ileri evrelerde konulmaktadır. Ortaya çıkan şikayetlerin ise sıklıkla enfeksiyonlar veya sigaranın etkilerine bağlanarak göz ardı edildiği durumlar yaşanmaktadır. Bu nedenle, hem KOAH hem de akciğer kanserinin yüksek hastalık ve ölüm oranlarıyla seyretmesi, en etkili yaklaşımın bu iki hastalığa zemin hazırlayan ortak risk faktörlerinden korunma olduğunu açıkça göstermektedir. Her iki hastalıkta da erken tanı, düzenli doktor kontrolü ve multidisipliner tedavi uygulamaları sağ kalım oranlarını artırmaktadır. KOAH'lı kişilerde düşük doz bilgisayarlı tomografi (BT) gibi tarama yöntemlerinin akciğer kanserinin erken dönemde yakalanmasına yardımcı olabileceği belirtildi. Dumansız hava sahası uygulamaları ve ev içi maruziyetin azaltılmasına yönelik önlemlerin, aktif tütün kullanımını azaltmanın yanı sıra toplumun kanser yükünü de azalttığı ifade edildi. Bu nedenle sigara içenlerin bir an önce bu alışkanlıktan vazgeçmeleri gerektiği vurgulandı. Sigaranın bırakılmasından 10 yıl sonra akciğer kanseri riskinin, içmeye devam eden kişilere kıyasla yaklaşık %50 oranında azaldığı bilgisi paylaşıldı. Ailesinde akciğer kanseri öyküsü olan kişilerin ise sigaraya hiç başlamaması gerektiği önemle belirtildi. Tütün ürünü kullanan vatandaşların bu bağımlılıktan kurtulmak için Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı, sigara bırakma poliklinikleri veya mobil sigara bırakma polikliniklerine başvurabilecekleri bilgisiyle sözlerini tamamladı.