• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 07 Eylül 2026 16:52

Japonya döviz rezervlerinde sert düşüş yaşadı

Japonya döviz rezervlerinde sert düşüş yaşadı
Japonya'nın döviz rezervleri, yenin değerini korumak için yapılan rekor müdahale nedeniyle ağustos ayında 79,6 milyar dolar düşerek tarihinin en sert aylık kaybını yaşadı. Bu durum, ülkenin yabancı menkul kıymet varlıklarında da önemli bir

Japonya Maliye Bakanlığı'ndan gelen verilere göre, ülkenin döviz rezervlerinde ağustos ayında yaşanan düşüş dikkat çekici boyutlara ulaştı. Tarihinin en sert aylık kayıplarından biri olarak kayıtlara geçen bu durum, Japonya'da önemli tepkilere neden oldu.

Rezervlerdeki keskin erimenin nedenleri

Temmuz ayı sonunda 1,287 trilyon dolar seviyesinde bulunan Japonya'nın toplam döviz rezervleri, ağustos ayı sonunda yüzde 6,18'lik bir düşüşle 1,208 trilyon dolara indi. Bu keskin gerilemenin temel sebebi, Japon hükümetinin yen para biriminin değer kaybını durdurmak amacıyla piyasaya yaptığı rekor düzeydeki müdahale olarak gösteriliyor. 30 Temmuz ile 26 Ağustos tarihleri arasında yen alıp döviz satışı gerçekleştiren Japonya, bu operasyon için yaklaşık 98,66 milyar dolara denk gelen 15,4 trilyon yenlik devasa bir meblağı harcadı.

Yabancı menkul kıymetlerde önemli azalma

Döviz rezervlerindeki düşüşün en büyük payını, Japonya'nın toplam portföyünün yaklaşık yüzde 70'ini oluşturan ve büyük ölçüde ABD Hazine tahvillerinden meydana gelen yabancı menkul kıymetler oluşturdu. Tokyo yönetimi, piyasa müdahalesini finanse etmek amacıyla ağustos ayında yabancı menkul kıymet varlıklarında 87,8 milyar dolarlık bir azaltmaya gitti.

ABD ile stratejik iş birliği ve olası etkileri

Bu müdahalenin bir diğer önemli boyutu ise ABD ile kurulan stratejik iş birliği oldu. ABD yönetimi, 31 Temmuz'da piyasaya doğrudan müdahale ederek 2011 yılından bu yana ilk kez Japonya'nın yen müdahalesine aktif destek verdi. Ekonomi uzmanları, Japonya'nın müdahaleleri sürdürmek için ABD tahvili satmaya devam etmesinin Washington üzerinde finansal baskı oluşturabileceğini ve bu nedenle ilerleyen dönemlerde ABD Merkez Bankası'nın (Fed) likidite imkanlarının devreye sokulabileceğini öngörüyor.