ÇEVRE
Yayınlanma : 27 Ocak 2026 16:35

İzmir’de yağışlar barajları canlandırdı, 'yağmur bombası' tartışmaları sürüyor

İzmir’de yağışlar barajları canlandırdı, 'yağmur bombası' tartışmaları sürüyor
İzmir'deki yağışlar barajların doluluk oranlarını artırırken, 'yağmur bombası' projesinin gerekliliği tartışılmaya devam ediyor.
İzmir’de yağışlar barajları canlandırdı, 'yağmur bombası' tartışmaları sürüyor

İzmir genelinde son günlerde etkili olan sağanak yağışlar, barajlardaki su seviyelerini yukarı taşımaya başladı.

teknik yapı

BARAJLARDA DOLULUK ORANI ARTIYOR

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kuraklıkla mücadele kapsamında gündeme getirdiği 'yağmur bombası' projesini değerlendiren Prof. Dr. Doğan Yaşar, gelişmiş ülkelerin bu teknolojiyi çevresel riskler ve bilimsel belirsizlikler nedeniyle terk ettiğini vurguladı. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Genel Müdürlüğü’nün güncel verilerine göre, yağışların etkisiyle havzalardaki su akışı hızlanırken baraj doluluk oranlarında artış gözlemlendi. Kentin en önemli su kaynağı olan Tahtalı Barajı’nda su seviyesi dip noktadan dönerek yüzde 1,11 seviyesine yükseldi.

YAĞMUR BOMBA PROJESİNİN ETKİLERİ

Çeşme Kutlu Aktaş ve Balçova barajlarında da doluluk oranları artış eğilimine girdi. Barajların doğal yağışlarla dolmaya başladığı bu dönemde, 'yağmur bombası' tartışmalarının gereksiz bir gündem oluşturduğunu savunan Prof. Dr. Doğan Yaşar, yöntemin tarihsel sürecine ve risklerine dikkat çekti. Yöntemin 1946’dan beri bilindiğini ancak kesin başarısının kanıtlanmadığını hatırlatan Yaşar, 'Yağmur bulutlarına gümüş iyodür enjekte edilerek yapılan bu işlemde yüzde 2 ila 5 oranında bir artış hedeflense de, literatürde net bir başarı verisi yok' ifadelerini kullandı.

GÜVENİLİR YÖNETİM ÖNERİSİ

Prof. Dr. Yaşar, barajlardaki yükseliş ivmesine dikkat çekerek, 'Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranı en dip noktadan, gelen yağışlarla birlikte toparlanma sürecine girdi. Yüzde 0,98 seviyelerinden yükselen su seviyesinin, devam eden yağışlarla ay sonuna kadar yüzde 2-3 bandına oturması öngörülüyor' dedi. Ayrıca, İzmir’de ve Türkiye’de su sorunu değil, yönetim sorunu olduğunu belirtti. 'Çevresel riskleri ve bilimsel belirsizliği olan yöntemler yerine, mevcut su kaynaklarının doğru yönetilmesi gerekmektedir' diye konuştu.