GÜNDEM
Yayınlanma : 18 Ağustos 2025 02:57

Italian Brainrot: TikTok'ta yeni bir trend

Italian Brainrot: TikTok'ta yeni bir trend
TikTok ve Instagram'da hızla yayılan 'Italian Brainrot' trendi, yapay zekâ ile üretilen anlamsız karakterler ve görsellerden oluşuyor. Uzmanlar, özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.
Italian Brainrot: TikTok'ta yeni bir trend

İtalyan beyin çürümesi (Italian Brainrot) adlı yeni bir trend, TikTok ve Instagram'ı ele geçirdi. Bu fenomen, Gen Alpha arasında yaygınlaşarak bağımlılık yaratan, durmaksızın kaydırma döngüsünü besliyor. İtalyanca ifadelerle öne çıkan bu içerikler, genellikle tuhaf ya da saçma, yapay zekâ tarafından üretilmiş karakterlerden, kaotik ve aşırı uyarıcı görsellerden ve tamamen anlamsız hikayelerden oluşuyor.

teknik yapı

YAŞAM ALANLARINI İŞGAL EDEN TREND

Oxford University Press'in yılın kelimesi olarak seçtiği 'brain rot', internette önemsiz içerikler arasında kaybolmanın zihinsel bozulmaya yol açan etkisini tanımlıyor. 'Italian Brainrot' ise bu kavramın İtalyan kültürel öğeleriyle harmanlanmış bir versiyonu. Trend, genellikle hayvanlarla nesnelerin veya farklı canlıların birleştirilmesiyle oluşturulan, yapay zekâ destekli, gerçeküstü karakterlerden oluşuyor. Bu karakterler, kafiyeli ve İtalyanca gibi tınlayan isimler taşıyor; abartılı erkek sesiyle üretilen metin–konuşma efektleri eşliğinde, çoğu zaman anlamsız cümlelerle sunuluyor. Örnek olarak Ballerina Cappuccina (kahve içeceği kafalı, tütü giymiş dönen bir balerin), Lirili Larila (Birkenstock tarzı sandalet giyen, fil–kaktüs melezi), Tralalero Tralala (mavi Nike spor ayakkabılar giymiş üç bacaklı köpekbalığı) ve Trippi Troppi (yarısı kedi, yarısı balık olan fantastik bir yaratık) verilebilir.

UZMANLARDAN UYARI

İlk bakışta masum ve komik görünen bu içerikler, özellikle çocuklar ve gençler arasında hızla popülerleşerek gündelik yaşamın bir parçası haline geliyor. Ancak uzmanlar, bu tür trendlerin çocukların dikkat süreleri ve içerik algısı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarıyor. Sürekli tekrarlanan görsel–işitsel uyaranlar, basit ve anlamsız içeriklerin normalleşmesine, hatta çocukların gündelik konuşma diline sızmasına yol açabiliyor. Bazı öğretmenler, öğrencilerinin defterlerine bu karakterleri çizdiğini, ders arasında en sevdikleri karakterleri tartıştığını ve isimlerini rastgele bağırdığını gözlemliyor.