İsrail, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümetin göreve gelmesinden bu yana yaşanan savaşların ardından Salı günü genel seçimlere gidiyor. Yaklaşık yarım milyon genç ilk kez oy kullanacak, 70 bine yakın İsrailli ise oy vermek için yurt dışından ülkeye dönüyor. Seçim öncesinde Tel Aviv'de muhalifler hükümet değişikliği talebiyle gösteriler yaparken, sağcı gruplar Netanyahu'dan İran'a yönelik operasyonları tamamlamasını istiyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın desteğini arkasına alan Netanyahu'nun geleceği yarın belli olacak. Tel Aviv sokaklarındaki İsrailliler, barışa yeniden kavuşmak istediklerini belirtiyor ve bunun için Netanyahu hükümetinin değişmesinin şart olduğunu düşünüyor. 21 yaşındaki Omri, “İyimseriz. Barış, güvenlik, yolsuzluğun sona ermesini ve yobazların yönetimden uzaklaştırılmasını istiyorum” dedi. Kamuoyu yoklamaları, mevcut iktidar koalisyonu ile ana muhalefet arasındaki yarışın başa baş olduğunu gösteriyor. Seçim kampanyasında yapay zeka gibi yeni yöntemler kullanılırken, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot ve liderliğindeki Yashar Partisi öne çıkıyor. Anketlerde Netanyahu'nun Likud partisiyle başa baş giden Eisenkot, kendisini “halktan biri” olarak tanımlıyor. Gazze Savaşı'nda oğlunu kaybeden Eisenkot, seçim çalışmaları kapsamında yaptığı konuşmada, “Bu seçimler güvenlik, ekonomi ve eğitim gibi birçok konuyla ilgili; ancak esas olarak İsrail Devleti'nin kimliği ve nasıl bir İsrail görmek istediğimizle ilgilidir. Yahudi, demokratik, liberal, hoşgörülü ve eşitlikçi bir devlet” açıklamasını yaptı. Muhalefet liderleri, Netanyahu hükümetinin yargı yetkilerini kısıtlama girişimlerini ve 7 Ekim 2023 saldırılarına ilişkin devlet soruşturma komisyonu kurulmasını reddetmesini eleştiriyor. Eisenkot ve diğer muhalifler, seçmenlere bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulması ve Haredilerin askerlik hizmetine alınmasına ilişkin yargı kararlarının uygulanması vaadinde bulunuyor. Başbakan Netanyahu ise kampanyasını “Teslim Olmak Yok” sloganıyla “güvenlik” vurgusuyla yürütüyor. Netanyahu, Gazze, Lübnan ve İran'daki askeri operasyonların ülkeye yönelik tehditleri azalttığını savunuyor. Netanyahu destekçisi Shlomi Bashar, “7 Ekim'den sonra tüm Orta Doğu'yu değiştirdi. İşi bitirebilmesi için yeniden seçilmesine ihtiyacımız var” dedi. Netanyahu, rakip muhalefet partilerinin çoğunluğu sağlamak için Arap partileriyle ittifak kurabileceğini iddia ederek ulusal güvenliği tehlikeye atabileceğini öne sürüyor. Ülke nüfusunun yaklaşık beşte birini oluşturan Arap seçmenlerin belirleyici olabileceği belirtiliyor. 7 Ekim sonrası ilk seçimde, Likud'un kalesi sayılan Gazze sınırındaki Sderot gibi bölgelerde seçmen tercihlerinin sağa kaydığı görülüyor. Bölgesel sivil savunma birimi başkanı Eyal Hajbi, geleneksel olarak Likud'a oy verdiğini ancak bu seçimde aşırı sağcı Yahudi Gücü Partisi'ne oy vereceğini belirterek, “Benim için 7 Ekim'den sonra hepsini yok etmeliyiz. Gazze'ye dair anlayışım değişti” dedi. Sderot'ta din okulunda okuyan 18 yaşındaki Aviad Elmahach, Dini Siyonizm Partisi'ne oy vereceğini ifade ederek, “genç kuşağın barışçıl yolların işe yaramayacağını anladığını ve güç kullanılması gerektiğini düşündüğünü” belirtti. Temel dış politika konularında iktidar ve muhalefet arasında benzer yaklaşımlar bulunuyor. Gadi Eisenkot, Hamas yönetimini 18 ay içinde sona erdirme sözü verirken, Batı Şeria'daki yerleşimlerin sürdürülmesini destekliyor. Muhalefet liderleri tam bir Filistin devleti kurulması fikrini açıkça taahhüt etmiyor. Anketler, Salı günkü oylamanın siyasi bir kilitlenmeyle sonuçlanabileceğini gösteriyor. Siyasi istikrarsızlık riski ve bölgesel güvenlik gerilimlerinin seçim sürecini etkilemesi bekleniyor.
DÜNYA
Yayınlanma : 26 Ekim 2026 20:54
İsrail yarın sandık başında: Netanyahu'nun geleceği belirsiz

İsrail Salı günü genel seçimlere gidiyor. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun geleceği belirsizliğini korurken, kamuoyu yoklamaları mevcut iktidar ve ana muhalefet arasındaki yarışın başa baş olduğunu gösteriyor.






