ABD'nin Ulusal İstihbarat Konseyi tarafından hazırlanan ve sızan bir rapor, Başkan Trump'ın İran'a yönelik olası saldırı planlarını derinden etkiledi. Washington Post'un, raporun içeriğine vakıf üç kaynağa dayandırdığı habere göre, belgede İran'a yönelik hem dar kapsamlı hem de daha geniş çaplı saldırı senaryoları masaya yatırıldı.
İktidarın Devamlılığı Garanti Altında
Raporun en dikkat çekici sonuçlarından biri, İran dini lideri Ali Hamaney'in dahi öldürülmesi gibi en uç senaryolarda dahi, ülkenin dini ve askeri kurumlarının iktidarın devamını sağlamak üzere önceden hazırlanmış protokolleri devreye sokacağı yönündeki tespitler. Bu durum, ABD ve İsrail'in gerçekleştirebileceği saldırıların, İran'daki mevcut rejimi devirme potansiyelinin oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Kaynaklar, İran'daki dağınık muhalefetin böyle bir iktidar boşluğunu dolduracak güce sahip olmadığını vurguluyor.
Müzakereler ve Karşı Saldırılar Eş Zamanlı Sürdü
ABD ve İsrail'in saldırı hazırlıkları, Tahran ve Washington yönetimleri arasındaki müzakerelerin devam ettiği bir döneme denk geldi. 28 Şubat'ta başlayan bu süreçte İran, İsrail ve ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi bölgelere karşı saldırılar düzenledi. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, bu saldırılarda 926 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ulusal İstihbarat Konseyi, Washington'da görev yapan 18 istihbarat teşkilatının en üst düzey analistlerinden oluşuyor ve raporuyla ABD yönetimine, İran'a yönelik askeri operasyonların sınırlı etkileri konusunda ciddi bir uyarıda bulunmuş oldu.








