İnsülin direnci sandığınız gibi değil: Kilo fark etmez, zayıflarda da görülüyor!

İnsülin direnci yalnızca kilolu bireylere özgü değil; zayıflarda da görülebilen metabolik bir bozukluktur. Genetik, yaşam tarzı ve beslenme gibi faktörler rol oynar. Tanı ve yönetim için kan testleri ve yaşam tarzı değişiklikleri önemlidir.
İnsülin hormonu, vücudumuzdaki şeker dengesini sağlayan hayati bir rol üstlenir. Ancak bazı durumlarda bu denge bozulabilir ve insülin direnci ortaya çıkar. Genellikle kilolu bireylerle ilişkilendirilen bu durumun, zayıf kişilerde de görülebileceği Medicana Sağlık Grubu Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada tarafından vurgulandı.
Kilo Değil, Metobolik Bir Bozukluk
İnsülin direnci, hücrelerin insülin sinyallerine yeterince yanıt verememesi sonucu kan şekerinin yükselmesiyle karakterize edilen bir durumdur. Bu direncin oluşumunda genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam tarzı, düzensiz beslenme ve karın bölgesindeki yağlanma gibi pek çok faktör rol oynar. Uzm. Dr. Mammadyarzada, "Her ne kadar insülin direnci çoğunlukla fazla kilo ile ilişkilendirilse de, normal kilolu hatta zayıf bireylerde de ortaya çıkabilir" diyerek, sorunun sadece kilo ile sınırlı olmadığını belirtti. Bu durum, hücrelerin enerji üretimi için glukozu yeterince kullanamamasına ve dolayısıyla kanda şeker seviyesinin yükselmesine yol açar.
Zayıf Görünüm Aldatmasın: Risk Herkes İçin Var
Uzm. Dr. Mammadyarzada, insülin direncinin sadece kilolu bireylere özgü bir sorun olmadığını, zayıf görünen ancak metabolik olarak risk taşıyan kişilerde de görülebileceğini ifade etti. Dışarıdan zayıf görünen bireylerin bile genetik yatkınlık, sedanter yaşam ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle insülin direnci riski taşıyabileceğini belirten uzman, bu nedenle sadece kiloya bakarak değerlendirme yapmanın yeterli olmadığını ve gerekli durumlarda kan testleriyle insülin direncinin araştırılması gerektiğini vurguladı. İnsülin direnci, karaciğer yağlanması, aşırı kilo alımı, bel çevresinde kalınlaşma, sık tatlı isteği, karbonhidrat sonrası yorgunluk ve uyku hali gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Günlük Alım ve Hareket Önemli
İnsülin direncini yönetmek için günlük kalori alımını 300-500 kcal azaltmak, uzun vadede kilo kontrolü sağlayarak direnci düşürebilir. Kilo kaybı, trigliserid düzeylerinde azalma ve HDL-kolesterolde artış gibi olumlu etkiler yaratır. Haftada 25-30 kilometre yürüyüş veya eşdeğeri aerobik egzersizler de insülin direncini geri döndürmede önemli rol oynar. İnsülin direnci tanısı, açlık kan şekeri, açlık insülin düzeyi, şeker yükleme testi, HbA1c, kolesterol ve trigliserid gibi laboratuvar testleri ile hastanın klinik bulguları bir arada değerlendirilerek konulmaktadır.
- 18:59Kuruyan Marmara Gölü'ne 'can suyu': Demirköprü Barajı'ndan umutlu haber
- 18:49Denizli kurban pazarı, bayram öncesi şimdiden hareketlendi
- 18:39Bodrum'da yürekleri ağza getiren kaza: Kamyon devrildi, içeridekiler tehlike atlattı
- 18:30Denizli'de motosiklet kazası: 1 kişi hayatını kaybetti
- 18:20Petrol piyasasında şok gelişme: Cushing'de dip alarmı ve İran'ın sessizliği fırtına estiriyor!





