Yemen'de İran destekli Husilerin düzenlediği son saldırılar, hükümet yanlısı güçlerin güneye çekilmesine yol açtı. Bölgenin stratejik öneme sahip Mokha Limanı'nı ele geçiren Husiler, Babülmendep Boğazı'na doğru ilerleyerek hayati deniz yolu üzerindeki etkilerini artırdı.
Savaşçıların firarı ve sivillerin durumu
Çatışmaların ardından Ulusal Direniş Güçleri'ne mensup bazı savaşçıların silahlarını bıraktığı veya sattığı, yerinden edilmiş siviller arasına karışarak Aden ve Taiz gibi güney vilayetlerine sığındığı belirtildi. Geri çekilen milislerden Hassan, liderlerinin kaçtığını ve kendilerinin savaşın kurbanı olarak bırakıldığını gördükten sonra Aden'e doğru kaçtıklarını ifade etti. Bir diğer milis Rami de komutanlarının firarını geç fark ettiklerini ve cephe hattında savaşırken arkalarından destek bulamadıklarını dile getirdi.
Bölgesel etkiler ve insani kriz
Analistler, Birleşik Arap Emirlikleri'nin asker çekmesi ve Güney Geçiş Konseyi'nin dağılmasıyla anti-Husi ittifakının zayıfladığına dikkat çekiyor. Chatham House uzmanı Farea al-Muslimi, koordinasyon eksikliği, istihbarat zafiyeti ve zayıf iletişim sistemini eleştirirken, Husilerin operasyonlarını İran'dan sağladıkları finansal kaynaklarla yürüttüğünü belirtti. Husilerin ilerleyişi, savaştan çekilmek isteyen Suudi Arabistan'ı büyük bir krize sürükledi. Bölgedeki gelişmeler ham petrol fiyatlarını yükseltirken, Suudi Arabistan ordusu son bir haftada Husi mevzilerine yoğun hava saldırıları düzenledi. Crisis Group Yemen analisti Ahmed Nagi, Suudi Arabistan'ın masada zorlu bir konumda olduğunu ve Husilerin taleplerini artıracağını öngörüyor. Çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, ülkede derinleşen insani krizi daha da ağırlaştırdı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ay başından bu yana en az 125 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.








