EKONOMİ
Yayınlanma : 22 Kasım 2025 14:51

Hidrojen, Türkiye-AB ilişkilerini pragmatik bir köprüyle güçlendirebilir!

Hidrojen, Türkiye-AB ilişkilerini pragmatik bir köprüyle güçlendirebilir!
Jorgo Chatzimarkakis, hidrojenin Türkiye-AB ilişkilerini güçlendirebileceğini vurguladı ve Türkiye'nin avantajlarını belirterek, küresel hidrojen yatırımlarının hızla arttığını belirtti.

Avrupa Hidrojen Piyasası Birliği Hydrogen Europe Üst Yöneticisi Jorgo Chatzimarkakis, hidrojenin Türkiye ile AB arasında çözülemeyen siyasi konuların aşılmasına yardımcı olabilecek bir işbirliği alanı sunduğunu belirtti. Bu değerlendirme, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 30. Taraflar Konferansı (COP30) kapsamında yapıldı. Chatzimarkakis, küresel zorluklara rağmen sektörde başarılı hidrojen projelerinin geliştirildiğini ve hidrojen pazarının büyümeye devam edeceğini ifade etti.

teknik yapı

HİDROJENDE TÜRKİYE'NİN AVANTAJLARI

Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynakları, Avrupa ile Orta Doğu arasında stratejik konumu ve güçlü sanayi altyapısı sayesinde hidrojen üretimi için mükemmel fırsatlar barındırdığını belirten Chatzimarkakis, Türkiye'nin AB enerji çeşitlendirmesi için önemli bir ortak olabileceğini vurguladı. Ayrıca, Türkiye'de hidrojen stratejisinin iki hedef ve zaman çizelgesi içerdiğini ve bu stratejinin uluslararası işbirliğini öngördüğünü aktardı.

AB VE TÜRKİYE ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİ FIRSATLARI

Chatzimarkakis, hidrojenin AB ile Türkiye ilişkilerinde pragmatik bir köprü olabileceğini söyleyerek, siyasi hassasiyetlere rağmen bu alandaki işbirliğinin olumlu bir başlangıç sağlayabileceğini belirtti. Dünya genelinde 500'den fazla hidrojen projesi kapsamında 110 milyar dolarlık yatırım taahhüdü olduğunu ve sektörün yıldan yıla ortalama yüzde 50 artış gösterdiğini ekledi. Avrupa'da 2030'a kadar 2,3 milyon ton temiz hidrojen arzı hedeflenirken, ulusal düzenlemelerin hızını yavaşlattığını ifade etti.