Her şey 1905 yılında, Texas'tan Hawaii'ye getirilen Gambusia affinis türü balıkların salınmasıyla başladı. Bu balıklar, sulardaki sivrisinek larvalarını yiyerek sivrisinek popülasyonunu azaltmayı amaçlıyordu.

Balıkların yayılması sorun oluşturdu
Ancak doğaya bırakılan bu balıklar, sadece sivrisinek larvalarıyla beslenmekle kalmayıp, su içindeki diğer küçük canlıları, böcek larvalarını ve diğer türlerin yavrularını da avlamaya başladı. Bu durum, Hawaii'nin doğal yaşamına zarar veren istilacı bir türün ortaya çıkmasına yol açtı.
Kızböceği türü tehdit altında
Hawaii'ye özgü olan pinapinao adı verilen kızböceği türü, bu durumdan en fazla etkilenen canlılardan biri oldu. Bu böceklerin yavruları su içinde yaşadığı için, sivrisinek balıklarının bulunduğu alanlarda kolaylıkla av haline geliyorlar. Bunun sonucunda, bir zamanlar yaygın olan bu türün günümüzde yalnızca 34 bilinen popülasyonu kaldı. Yaklaşık 120 yıl sonra, Hawaii'deki yerli türleri korumak amacıyla özel göletler oluşturuluyor ve bu alanlara sivrisinek balıklarının ulaşması engellenmeye çalışılıyor.







