• ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 25 Eylül 2026 17:17

Hallstatt'ta 7300 yıllık tuz tünelleri bulundu

Hallstatt'ta 7300 yıllık tuz tünelleri bulundu
Hallstatt yakınlarında keşfedilen 7300 yıllık tuz tünelleri, Neolitik dönemden Demir Çağı'na uzanan geniş bir madencilik ağını ortaya çıkardı. Ortam koşulları sayesinde korunmuş organik materyaller, dönemin yaşamına ışık tutuyor.

Viyana Doğa Tarihi Müzesi'nden araştırmacılar, Avusturya'nın Hallstatt kasabası yakınlarında, antik dönemden kalma devasa tuz madenciliği ağını gün yüzüne çıkardı. Yapılan çalışmalarla, tek bir mağara yerine, paralel koridorlar ve üst üste katmanlar halinde uzanan 300 metrelik bir tünel sistemi haritalandırıldı. Jeolojik araştırmalar, bu karmaşık yapının henüz keşfedilmemiş ek bölümlere sahip olduğunu gösteriyor.

Neolitik dönemden beri süregelen madencilik

Bölgedeki madencilik faaliyetlerinin kökeni, Neolitik döneme, yani yaklaşık MÖ 5300 yıllarına kadar uzanıyor. İlk yerleşimcilerin başlattığı bu faaliyetler, zamanla geniş çaplı bir üretim sistemine evrildi. Arkeolojik bulgular, MÖ 1200 civarında bölgeden günlük ortalama 1,5 ton tuz çıkarıldığını ortaya koyuyor. Keşfedilen bazı odaların genişliği 24 metre, yüksekliği ise 20 metreye kadar ulaşıyor. Bu tünellerin bu denli geniş tutulmasının temel nedeni, kayaçlardaki tuz damarlarını takip etmek olarak açıklanıyor.

Tarih boyunca devam eden üretim ve korunan buluntular

Maden yapısının incelenmesi, üretim süreçlerinin tarih boyunca toprak kaymaları nedeniyle defalarca kesintiye uğradığını gösteriyor. Odaların tabanında tespit edilen ve 9 metreye ulaşan moloz katmanları, yaşanan çökme ve heyelanların büyüklüğünü belgeliyor. Ancak buna rağmen, bölge halkının temizlik çalışmalarının ardından madenciliğe devam ettiği anlaşılıyor. Kazılarda Neolitik döneme ait taş ve geyik boynuzundan yapılmış kazmaların yanı sıra Demir Çağı'na ait aletler de bulundu. Ortamdaki yüksek tuz konsantrasyonu sayesinde, aydınlatmada kullanılan kömürleşmiş meşaleler, dokuma kumaş parçaları, gıda kalıntıları içeren ahşap kaplar ve organik atıklar gibi birçok materyal bozulmadan günümüze ulaşmayı başardı. Bu buluntular üzerindeki analizler ve alan haritalandırma çalışmaları ise halen devam ediyor.