• satrroıad dörüm
EKONOMİ
Yayınlanma : 21 Temmuz 2026 14:11

Goldman Sachs'tan şaşırtan tahmin: TL'de değer kaybı hızlanabilir mi?

Goldman Sachs'tan şaşırtan tahmin: TL'de değer kaybı hızlanabilir mi?
Goldman Sachs'ın analizine göre, Türkiye dış dengeyi önceliklendirirse TL'de yıllık %20'ye varan değer kaybı yaşanabilir. Cari açık riskine dikkat çekilirken, rekabet gücü kaybı da vurgulanıyor.

Wall Street'in önde gelen bankalarından Goldman Sachs, Türkiye ekonomisine dair çarpıcı bir analiz yayımladı. Raporda, Türkiye'nin dezenflasyon hedefleri yerine dış denge istikrarını önceliklendirmesi durumunda, Türk lirası üzerinde daha belirgin bir değer kaybına izin verilebileceği öngörüsü yer alıyor.

DEZENFLASYON YAVAŞLARSA, TL DEĞER KAYBEDEBİLİR

Goldman Sachs ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil tarafından hazırlanan çalışma, bu senaryonun dezenflasyon sürecini yavaşlatabileceği ancak liranın dolar karşısındaki yıllık değer kaybının yüzde 20 civarında seyretmesine yol açabileceğini belirtiyor. Raporda ayrıca, finansal istikrarın korunabilmesi için mevcut dolarizasyon seviyelerinin muhafaza edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Kurda daha hızlı bir değer kaybı yaşanması halinde, piyasa faiz oranlarının mevcut beklentilerin üzerinde seyretmesi kaçınılmaz görünüyor.

CARİ AÇIK RİSKİ VE REKABET GÜCÜ KAYBI

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Perşembe günü yapacağı Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde, mevcut bir haftalık repo faizinin yüzde 37 seviyesinde bulunması dikkat çekiyor. Türkiye'nin dezenflasyon programının bir ayağının, liranın reel olarak değer kazanması üzerine kurulu olduğu belirtilirken, yılın ilk yarısında dolar karşısında yaklaşık yüzde 9 değer kaybeden liraya karşılık tüketici fiyatlarındaki artışın yüzde 17'yi aşması, enflasyonist baskının devam ettiğini gösteriyor. Haziran ayında yıllık enflasyonun yüzde 32,1'e ulaşması da bu tabloyu pekiştiriyor. Ekonomistler, rekabet gücü kaybı nedeniyle cari açığın büyümesinin her dezenflasyon programı için önemli bir risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Türkiye'nin reel ihracatının 2022-2024 yılları arasında durağanlaşması ve geçen yılın ikinci yarısından itibaren düşüşe geçmesi, cari denge üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu durumun, 2026 yılına kadar cari açığın GSYH'nin yüzde 3,5'ine, yani yaklaşık 60 milyar dolara ulaşmasına yol açabileceği tahmin ediliyor. Ayrıca, Türkiye'nin ara mallarda pazar payını Çin'e kaptırması ve Avrupa tüketici malları pazarındaki daralmanın büyük kısmının Orta ve Doğu Avrupalı ihracatçılara yaradığı, sermaye malları ve savunma ihracatındaki artışların ise bu zayıflıkları telafi etmeye yetmediği de raporda vurgulanıyor.