Düzensiz göçmen krizi, İtalya ve İspanya arasında diplomatik bir gerilime yol açtı. İtalya'nın sağ görüşlü hükümeti, krizi İspanya'daki sol görüşlü yönetime bağlarken, ağustos başında Schengen Anlaşması'nın getirdiği serbest dolaşım hakkını askıya almasıyla başlayan tartışmalar sürüyor.
Karşılıklı Sınır Kontrolleri Uzatıldı
Giorgia Meloni liderliğindeki İtalyan hükümeti, İspanya'ya yönelik sınır kontrolünü ikinci kez 15 gün uzatma kararı aldı. Bu adıma karşılık olarak İspanya İçişleri Bakanlığı da kendi sınır kontrollerini 8 Ekim'e kadar devam ettireceğini duyurdu. Bu karşılıklı hamleler, iki ülke arasındaki havaalanları ve limanlardaki serbest geçişi etkiliyor ve Avrupa Birliği'ne bildirildi. İspanya, daha önce de İtalya'ya yönelik serbest dolaşımı 23 Eylül'e kadar askıya almıştı.
Güvenlik Gerekçesi ve Siyasi Suçlamalar
İtalya, sınır kontrollerini uzatma gerekçesi olarak "potansiyel terörist sızma tehdidi"ni gösterirken, İspanya ise bu tür tedbirleri gerektiren koşulların değişmediğini savunarak kendi önlemlerini sürdüreceğini belirtti. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, İtalya'yı bu konuyu iç siyasete alet etmekle suçlayarak, "Bu durum, İspanyol halkının onuruna ve Avrupa'nın birlik ve dayanışmasına yönelik doğrudan bir saldırıdır. Oysa Avrupa, dayanışma olmadan var olamaz." ifadelerini kullandı.
Sebte Krizi İlişkileri Gerdi
İki ülke arasındaki gerginliğin temelinde, Fas'ın Fenidek kenti kıyılarından İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'ye 30-31 Temmuz tarihlerinde yaklaşık 70 bin düzensiz göçmenin yüzerek geçmesi yatıyor. Bu yoğun göçmen akını üzerine İspanya, bölgeye silahlı kuvvetlerini konuşlandırmıştı. Olaylar sırasında hayatını kaybeden göçmen sayısı 88 olarak açıklanmıştı. İtalya'nın bu olayların ardından İspanya ile serbest dolaşımı askıya alması, İspanya'dan sert tepki görmüş ve Madrid yönetimi de misilleme olarak benzer adımlar atmıştı.








