Guatemala'nın Xultun kentindeki antik Maya kalıntılarında, 1200 yıllık bir duvar resmi, bilim dünyasında çığır açacak bir keşfi gün yüzüne çıkardı. Yüzyıllardır sırlarla dolu olan bu duvar, tarihte adı bilinen ilk Maya matematikçisinin kimliğini ortaya koydu. Araştırmacılar, "Metin 19" olarak adlandırılan ve sadece 10 santimetrelik bir alanı kaplayan bu eseri yeniden incelediklerinde, "Beyaz Göğüslü Tilki" anlamına gelen Sak Tahn Waax'ın adını keşfettiler.
ANTİK DÜNYANIN ARŞİMET'İ Mİ?
Sak Tahn Waax'ın matematiksel yetkinliği, antik dünyanın en büyük zihinleri arasında sayılan Arşimet, Batlamyus ve Harezmi ile kıyaslanıyor. Bu benzetme, Sak Tahn Waax'ın, 2.920 günlük devasa bir astronomik döngüyü kusursuz bir matematiksel desenle hesaplamasından kaynaklanıyor. Bu süre, tam olarak 5 Venüs yılı ile 8 Güneş yılının aynı ana denk geldiği anı temsil ediyor. Dahası, bu dahi matematikçi, karmaşık kozmik denklemleri Maya takviminin diğer döngüleri ve Mars'ın hareketleriyle de ilişkilendirmeyi başarmış.
İNSANLIĞIN BAĞIMSIZ BİLİM MİRASI
Bu keşfin en çarpıcı yönlerinden biri, Mayaların matematiksel dehasını tamamen izole bir coğrafyada, dış dünyadan kopuk bir şekilde geliştirmesi. Antik Yunan, Mısır, Mezopotamya ve İslam dünyası birbirlerinden beslenerek ortak bir matematik mirası oluştururken, Mayalar okyanusun ötesinde kendi sistemlerini sıfırdan inşa ettiler. Geometri gibi destekleyici unsurlar olmadan, sadece sayılar, konum değeri, cebirsel mantık ve negatif sayılar gibi soyut kavramlarla bu seviyeye ulaşmaları, dış yardım almadan zirveye tırmanan bir dağcının başarısına benzetiliyor. Sak Tahn Waax'ın duvarın köşesine düştüğü "böyle söylüyor" ifadesinin ardından gelen imzası, Maya toplumunda bilim insanlarının sadece anonim figürler olmadığını, sanatçılar gibi isimleriyle anılan, saygı duyulan entelektüeller olduğunu gösteriyor.







