Adriyatik kıyısındaki en dikkat çekici mimari eserlerden biri olan bu yapı, dışarıdan bakıldığında tamamlanmamış bir bina gibi görünüyor. Ancak içeri adım attığınızda, devasa taş duvarların arasında bağımsız bir evin gizlendiğini hemen fark ediyorsunuz.
ARSA ANLAŞMAZLIĞI VE İNŞAATI
Sözlü tarih kaynaklarına göre, bu benzersiz yapı 19. yüzyılın sonlarına doğru, varlıklı denizci ailesi Vuković ile yerel bir işçi olan Marko arasında yaşanan bir arsa anlaşmazlığının sonucunda ortaya çıkmıştır. Vuković ailesi, Bol kasabasındaki arsaları elde etmek için komşularına yüksek fiyatlar sunarken, Marko kesin bir kararlılıkla evini satmayı reddetti.
SARAYIN YÜKSELEN DUVARLARI
Aile, Marko'yu mülkünden vazgeçirmeyi amaçlayan sıra dışı bir inşaat planı geliştirdi. Proje, Marko'nun evinin etrafını çevreleyecek devasa duvarların inşasını içeriyordu. Ancak inşaat aşamasında üç Vuković kardeşin fırtınada hayatını kaybetmesi projeyi durdurdu. Marko, hayatının geri kalanını bu devasa duvarların arasında geçirdi ve günümüzde bu efsanevi hikaye, yerel halk arasında dillerden düşmüyor.








