• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 25 Ağustos 2026 17:27

Fukuşima'dan denize 170 bin ton radyoaktif su bırakıldı

Fukuşima'dan denize 170 bin ton radyoaktif su bırakıldı
Fukuşima Nükleer Santrali'nde biriken 170 bin tondan fazla radyoaktif atık su, arıtılarak ve seyreltilerek Pasifik Okyanusu'na bırakıldı. IAEA, sürecin standartlara uygun yürütülmesi halinde çevresel etkinin ihmal edilebilir olacağını belir

Japonya'nın Fukuşima Daiçi Nükleer Santrali'nde 2011 deprem ve tsunamisi sonrası biriken radyoaktif atık suyun tahliyesi devam ediyor. Santralde reaktörleri soğutmak için kullanılan suyun yanı sıra yer altı ve yağmur sularının da radyoaktif maddelerle temas etmesi sonucu oluşan bu atık su, yıllar içinde yüzlerce tankta depolandı.

Fukuşima\

Arıtma süreci ve trityum sorunu

Denize bırakılmadan önce ileri bir arıtma sistemi olan ALPS'ten geçirilen sulardaki birçok radyoaktif madde belirlenen sınırların altına indirilse de, sistem sudan tamamen ayıramadığı trityum maddesi ile karşılaşıyor. Hidrojenin radyoaktif bir izotopu olan trityumun ayrıştırılmasının zorluğu nedeniyle, arıtılmış atık su büyük miktarda deniz suyu ile seyreltilerek litre başına 1.500 bekerelin altında bir yoğunlukla kıyıdan 1 kilometre uzaktaki Pasifik Okyanusu'na bırakılıyor. TEPCO tarafından yapılan bu tahliye, tek seferde değil, belirli partiler halinde gerçekleştiriliyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), uzun süren incelemeler sonucunda, Japonya'nın uyguladığı yöntemin standartlara uygun yürütülmesi halinde insan ve çevre üzerindeki radyolojik etkinin "ihmal edilebilir" düzeyde olacağını belirtti. Tahliye süreci boyunca deniz suyu ve çevreden alınan örneklerle radyasyon seviyeleri düzenli olarak takip ediliyor. Ancak santral sahasında hâlâ 1,2 milyon tonun üzerinde radyoaktif atık su bulunuyor. Yeni kirlenmiş su oluşumunu tamamen durdurmak mümkün olmadığından, bu suyun da toplanıp arıtılması ve depolanması devam ediyor. Fukuşima'daki tahliye işleminin, santralin sökülmesiyle birlikte onlarca yıl sürmesi bekleniyor ve bu süreçte tankların kaldırılmasıyla açılacak alanların reaktörlerin sökülmesi ve yakıt kalıntılarının çıkarılması için kullanılması planlanıyor.