Japonya'nın sembollerinden biri olan Fuji Dağı'nın zirvesinin devlet mülkiyetinde olmadığı ortaya çıktı. Bu durum, 17. yüzyıla dayanan bir bağış ve uzun süren hukuki süreçlere dayanıyor.
Tapu tarihi ve mülkiyet mücadelesi
Fuji Dağı'nın 3.360 metre yüksekliğindeki zirve arazisi, 1606 yılında dönemin Şogunu Tokugawa Ieyasu tarafından Fujisan Hongū Sengen Taisha adlı Şinto tapınağına bağışlandı. 1868'deki Meiji Restorasyonu sırasında Japon hükümeti, ülke genelindeki tapınak arazilerini kamulaştırarak devlet mülkiyetine aldı. Bu kapsamda Fuji Dağı'nın zirvesi de kamu malı haline geldi.
Yüksek Mahkeme'nin kararı
Tapınak yönetimi, kamulaştırma kararına itiraz ederek arazinin iadesi için hukuki işlem başlattı. 1974'te Japonya Yüksek Mahkemesi, zirve alanının tapınağa ait olduğuna hükmederek mülkiyet hakkını onayladı. Ardından 2004 yılında resmi tapu devri tamamlandı. Zirve arazisi özel bir dini kuruma ait olsa da, kamuya açık alan statüsü devam ediyor. Dağcılar için zirveye tırmanmakta herhangi bir engel bulunmuyor. Ayrıca zirvede yer alan meteoroloji istasyonu gibi kamu yapıları için devlet tarafından tapınak yönetimine sembolik bedeller ödeniyor. Yaz aylarında ise Japonya'nın en yüksek noktadaki postanesi de burada hizmet veriyor.








