Faizli banka kredilerine alternatif olarak sunulan ve konut, iş yeri ya da taşıt edinmek isteyenlerin yoğun ilgi gösterdiği tasarruf finansman sisteminde dikkat çekici bir düzenleme hazırlığı yapıldığı iddia edildi.
YENİ SÖZLEŞME SINIRLAMALARI YOLDA
NTV'nin edindiği bilgilere göre, 1 Ekim 2026'da yürürlüğe girmesi beklenen yeni düzenleme, katılımcıların aynı anda sahip olabileceği aktif sözleşme sayısını kısıtlamayı hedefliyor. Bu kapsamda, bir kişinin en fazla bir taşıt ve bir konut veya çatılı iş yeri finansmanı için sözleşme yapabilmesi öngörülüyor. Böylece toplam aktif sözleşme sayısı ikiyle sınırlandırılacak. İddia edilen sözleşme sınırları şu şekilde sıralanıyor: Taşıt finansmanı için en fazla bir sözleşme, konut ve iş yeri finansmanı için ise en fazla bir sözleşme yapılabilecek. Bu da toplamda en fazla iki aktif sözleşme anlamına geliyor; bu iki sözleşme, bir taşıt ve bir konut/iş yeri şeklinde kullanılabilecek.
FİNANSMAN MİKTARLARINA DA LİMİT GELECEK
Sadece sözleşme sayısının değil, kullanılabilecek finansman miktarlarının da sınırlandırılması planlanıyor. İddialara göre belirlenmesi öngörülen limitler şöyle: Taşıt finansmanı için en fazla 6 milyon 250 bin TL, konut/iş yeri finansmanı için ise en fazla 62 milyon 500 bin TL. Bir kişiye ait tüm sözleşmelerin toplam finansman tutarı ise 62 milyon 500 bin TL'yi geçemeyecek. Tasarruf finansman şirketleri, faizsiz ve uzun vadeli finansman imkanı sunarken, sisteme katılanlardan toplam finansman tutarının yüzde 7'si oranında hizmet bedeli alınıyor. Finansman hakkının elde edilmesi için toplam tutarın yüzde 45'inin biriktirilmesi gerekiyor ve bu tutarın 6 ay içinde peşin veya taksitli şekilde tamamlanması halinde kalan yüzde 55'lik finansman, 6. ayın sonunda katılımcıya teslim ediliyor. Bu birikim süreci, katılımcının ödeme kapasitesine göre 24 veya 36 aya kadar uzatılabiliyor. Yüksek enflasyon ortamında, biriken paranın reel değerinin azalması ve hedeflenen varlığın fiyatının yükselmesi finansman sürecini etkileyebilecek bir risk olarak öne çıkıyor. Buna karşın, katılım bankalarında aylık ortalama %2,5 kar payı uygulanırken, tasarruf finansman şirketlerinde araç veya konut teslim edilene kadar yatırılan taksitlere herhangi bir kar payı ödenmiyor ve biriken tutar anapara olarak korunuyor.








