• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
EKONOMİ
Yayınlanma : 02 Ağustos 2026 11:42

Faiz oranları 2026 hedeflerini zorlayacak şekilde yükselmeye devam ediyor

Faiz oranları 2026 hedeflerini zorlayacak şekilde yükselmeye devam ediyor
Hükümetin 2026 hedeflerine rağmen, kredi faizleri artmaya devam ediyor. İhtiyaç kredisi faizleri yüzde 65'i geçerken, ticari kredilerde de benzer bir yükseliş gözlemleniyor.

Hükümetin 2026 yılı için belirlediği enflasyon ve faiz oranlarında düşüş hedeflerine rağmen, mevcut finansal veriler kredi maliyetlerindeki artışın sürdüğünü gösteriyor.

KREDİ FAİZLERİ YÜKSELİYOR

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), son toplantısında faiz oranlarını üst üste dördüncü kez sabit bırakma kararı almış olsa da, piyasalarda ihtiyaç kredisi faizleri yükselmeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta ortalama ihtiyaç kredisi faizleri yüzde 65,16'ya çıkarak, 11 ayın ardından ilk kez yüzde 65 barajını aşmayı başardı. Vergiler ve ek masraflar dahil edildiğinde bu maliyetlerin yüzde 80 seviyesinin üzerine çıktığı görülüyor. Geçen yıl sonunda düzenlenen kampanyalar ile ihtiyaç kredisi oranları yüzde 50’nin altına inmişken, şubat ayı sonunda başlayan İran savaşı öncesinde ise yüzde 56,79 seviyelerine kadar düşmüştü.

TİCARİ KREDİLERDE DE ARTIŞ VAR

Ticari kredi faizlerinde de benzer bir artış yaşanıyor. Savaş öncesi dönemde ortalama ticari kredi faizleri yüzde 49 seviyesindeyken, geçen hafta itibarıyla bu oran yüzde 54,39’a yükseldi. Konut kredisi faizleri ise savaş öncesinde yüzde 34,63 iken, şu anda yüzde 41,39’a; taşıt kredisi faizleri ise yüzde 39,12’den yüzde 43,70’e çıkmış durumda. Gösterge niteliğindeki 1-3 ay vadeli mevduat faiz oranları da aynı süreçte yüzde 44,38’den yüzde 47,83’e yükseldi. Resmi yıllık enflasyon oranının yüzde 32 ve 12 ay sonrası piyasa enflasyon beklentisinin yüzde 23 olduğu bu dönemde, yüksek faiz oranları büyüme sınırlamaları nedeniyle yüksek seyretmeye devam ediyor. Son üç yıldır izlenen yüksek faiz ve değerli Türk Lirası odaklı politikalar, finansal istikrar ve enflasyonla mücadele amacıyla yürütülüyor. Ancak, sanayiciler mevcut politikanın değiştirilmesi durumunda döviz kuru ve enflasyon üzerinde hızlı bir yükseliş baskısı oluşturmasından endişe ediyor.