• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
  • yk 29 ağostıs
DÜNYA
Yayınlanma : 31 Ağustos 2026 22:12

Eski kömür madenleri 13 bin geyiğe ev sahipliği yaptı

Eski kömür madenleri 13 bin geyiğe ev sahipliği yaptı
Doğu Kentucky'deki eski kömür madenleri, insan müdahalesiyle oluşan açık alanlar sayesinde 13 bin geyiğe ev sahipliği yaptı. Koruma programları ve kontrollü avcılıkla yönetilen bu popülasyon, yerel ekonomi için de önemli bir gelir kaynağı o

Amerika Birleşik Devletleri'nin Doğu Kentucky bölgesinde, terk edilmiş kömür madeni sahalarına yerleştirilen geyik popülasyonu 13 bine ulaşarak, Kayalık Dağları'nın doğusundaki en büyük vahşi sürü haline geldi.

Madencilik sonrası değişen arazi koşulları

Bilimsel kaynaklara göre, 19. yüzyılın ortalarında bilinçsiz avlanma sonucu bölgeden tamamen yok olan geyikler, madencilik faaliyetlerinin araziyi değiştirmesiyle geri döndü. Apalaş Dağları'nın aksine açık ve otlak alanları tercih eden geyikler için uygun ortam, açık ocak kömür madenciliğiyle yaratıldı. Dağ tepelerinin tıraşlanması ve yasal zorunluluklar gereği şirketlerin bu alanları ıslah etmek için hızlı büyüyen ot türleri ekmesi, yüz binlerce dönümlük alanı açık çayırlara dönüştürdü.

Koruma programı ve popülasyon artışı

Kentucky Balık ve Yaban Hayatı Departmanı'nın 1997'deki araştırmasının ardından başlatılan bir koruma programıyla, 1997-2002 yılları arasında altı farklı eyaletten getirilen 1.541 geyik, bölgedeki 16 farklı ilçeye salındı. Doğal avcıların bulunmadığı bu alanlarda hızla çoğalan geyikler, hedeflenen 10 bin sınırını aşarak 13 bine ulaştı. Popülasyonun artmasıyla 2001 yılında kontrollü avcılık sürece dahil edildi. Her yıl düzenlenen çekilişle verilen av izinleri, yerel ekonomiye milyonlarca dolar katkı sağlarken, Kentucky eyaleti diğer bölgelerdeki geyik popülasyonlarını canlandırma programlarına da hayvan tedarik eden önemli bir merkez haline geldi.

Ekolojik değerlendirme ve arazi yönetimi

Ekoloji uzmanları, bu durumun madencilik faaliyetlerini meşrulaştırmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Islah edilen maden sahalarının, doğal orman yapısını yeniden oluşturamadığını ve toprağın büyük ölçüde sıkışmış mıcırdan ibaret olduğunu belirtiyorlar. Bu arazilerin doğal süreçlerle değil, insan müdahalesiyle oluşan "kazara" alanlar olduğunu vurgulayan uzmanlar, açık alanların zamanla ağaçlanmasını ve sığınlar için elverişsiz hale gelmesini önlemek amacıyla bölgede biçme ve kontrollü yakma gibi arazi yönetim tekniklerinin devam ettiğini ifade ediyorlar.