Bodrum’da 1989 yılında 18 tekneyle başlayan The Bodrum Cup, 38 yılda yalnızca bir yelken yarışı olmaktan çıkarak denizcilik kültürünü, geleneksel gulet üretimini ve turizmi dönüştüren bir organizasyona dönüştü. Yarışın kurucusu Erman Aras, organizasyonun ortaya çıkış hikâyesini, Bodrum Gemisi projesini ve 40’ıncı yıl hazırlıklarını anlattı.
Bodrum’un denizcilik tarihinde önemli bir yere sahip olan The Bodrum Cup, 38 yıllık yolculuğuyla geleneksel tekne üretiminden yelken eğitimine, deniz turizminden Bodrum’un uluslararası tanıtımına kadar birçok alanda iz bıraktı.
Organizasyonun kurucusu ve onursal başkanı Erman Aras, 38’inci The Bodrum Cup kapsamında yaptığı açıklamalarda, yarışın nasıl ortaya çıktığını ve yıllar içerisinde Bodrum’un denizcilik sektörünü nasıl etkilediğini anlattı.
Her şey yelken şikâyetleriyle başladı

Bodrum’da doğup büyüyen Erman Aras, üniversite eğitiminin ardından turizm sektöründe çalışmaya başladı. Düzenlediği mavi yolculuklarda özellikle yabancı misafirlerin yelken kullanımı konusundaki şikâyetleriyle karşılaştı.
Mavi yolculuk teknelerinin yelkenli olarak tanıtılmasına rağmen çoğu zaman yelken performansının yeterli olmaması, Aras’ı çözüm arayışına yöneltti. Mürettebatın yelken konusunda yeterli eğitim almaması da sorunun önemli nedenlerinden biriydi.
Aras, denizcilik sektöründeki bu eksikliği gidermek için deneyimli yelkencilerin bilgilerini tekne kaptanlarına aktarabileceği bir organizasyon oluşturmayı düşündü. Böylece The Bodrum Cup’ın temelleri atıldı.
1989’da 18 tekneyle başlayan yolculuk
İlk kez 1989 yılında 18 teknenin katılımıyla düzenlenen The Bodrum Cup, başlangıçta sponsor desteği olmadan gerçekleştirildi. Organizasyonun giderleri, mavi yolculuk teknelerindeki kabinlerin yabancı misafirlere satılmasıyla karşılandı.
İlk rotada Bodrum’dan Knidos’a, ardından Ekincik ve Kaunos’a uzanan bir güzergâh izlendi. Yıllar içerisinde değişen parkurlar ve gelişen organizasyon yapısı, yarışın bugünkü kimliğini kazanmasını sağladı.
The Bodrum Cup’ın önemli özelliklerinden biri, klasik yat yarışlarından farklı olarak mavi yolculuk ve kiralama teknelerinde bulunan kişilere de yarışma imkânı sunması oldu. Böylece denizcilik kültürü, tekne sahipleriyle sınırlı kalmadan daha geniş bir katılımcı kitlesine ulaştı.
Gulet üretiminde yeni bir dönem başladı
The Bodrum Cup’ın Bodrum’a bıraktığı en önemli miraslardan biri, geleneksel ahşap tekne üretiminde yaşanan teknik değişim oldu.
Aras’ın aktardığına göre, ilk yarışta teknelerin önemli bir bölümü yelken performansı açısından yetersizdi. Teknelerin büyük kısmı motor kullanımına göre tasarlanmış, yelken donanımı ve ağırlık dengesi yeterince dikkate alınmamıştı.
Yarış sonrasında teknelerin dümen sistemlerinden direk yerleşimlerine, yelken alanlarından su altı tasarımlarına kadar pek çok unsur yeniden ele alındı. İlk yıl teknelerin yaklaşık yüzde 80’inde dümen palalarının değiştirilmesi, yaşanan dönüşümün boyutunu ortaya koydu.
Usta-çırak geleneğine mühendislik ve yeni tasarım teknikleri eklendi. Kumaş yelkenlerden dakron yelkenlere geçiş, direk ve yelken alanlarının büyümesi ve lamine tekne üretiminin yaygınlaşması bu sürecin önemli aşamaları arasında yer aldı.
Aras, The Bodrum Cup’ın tekne ustalarına ürettikleri tekneleri gerçek yarış koşullarında sınama fırsatı verdiğini belirterek, Bodrum’un bugün yelken performansı yüksek tekneler üretip dünya pazarına sunabilecek bir seviyeye ulaştığını ifade etti.
Era Bodrum Yelken Kulübü ve Bodrum Gemisi

Erman Aras’ın 1989 yılında ortaya koyduğu hedefler arasında The Bodrum Cup’ın yanı sıra bir yelken kulübü kurmak ve bir eğitim gemisi oluşturmak da bulunuyordu.
Yarışla aynı yıl kurulan Era Bodrum Yelken Kulübü, uzun yıllar Muğla bölgesindeki yelken eğitiminin gelişmesinde önemli rol oynadı.
Denizcilik sektöründe çalışan kaptan ve gemicilerin eğitimine katkı sunmak amacıyla hayata geçirilen Bodrum Gemisi projesi ise bu çalışmaların devamı niteliğinde oldu. Proje, Bodrum ve Karya Bölgesi Kültür, Sanat ve Tanıtma Vakfı (BOSAV) bünyesinde, imece anlayışıyla gerçekleştirildi.
Geminin mimarı Yücel Köyağasıoğlu ile yapımında görev alan ustaların katkılarıyla ortaya çıkan eğitim gemisi, yıllar boyunca gençlerin denizcilikle buluşmasına hizmet etti.
Yaklaşık 25 yıllık geminin kapsamlı yenileme çalışmalarıyla yeniden denize hazırlanması hedefleniyor. Projenin amacı, Türk gençlerini uluslararası denizcilik faaliyetleriyle buluşturmak ve eğitim çalışmalarını sürdürmek.
Ekim ayı turizmine katkı sağladı
The Bodrum Cup’ın etkisi yalnızca yarış parkurları ve tekne üretimiyle sınırlı kalmadı. Organizasyon, Bodrum’da turizm sezonunun uzamasına yönelik çalışmaların da önemli parçalarından biri oldu.
Yarışların ekim ayında düzenlenmesi başlangıçta sektörde soru işaretleri yaratsa da zaman içerisinde yelkenin farklı hava koşullarında kullanılabilmesi, deniz turizminin sezon dışına taşınabileceğini gösterdi.
Aras, yelkenin doğru kullanılmasıyla teknelerin daha uzun süre turizm faaliyetlerinde bulunabileceğine dikkat çekti. Organizasyonun gençlere doğa ve deniz sevgisi kazandırdığını da vurguladı.
40’ıncı yıl için hazırlıklar başladı
38’inci yılına ulaşan The Bodrum Cup, geçmişten gelen birikimini geleceğe taşımayı hedefliyor. Aras, organizasyonun 40’ıncı yılı için şimdiden hazırlıklara başladıklarını ve özel bir etkinlik planladıklarını açıkladı.
1989’da 18 tekneyle başlayan yolculuk, bugün Bodrum’un denizcilik kimliğini uluslararası alanda tanıtan önemli organizasyonlardan biri olarak devam ediyor. The Bodrum Cup’ın hikâyesi, bir yarışın doğru hedefler ve uzun soluklu emekle nasıl sektörün gelişimine katkı sağlayabileceğini de ortaya koyuyor.
Kaynak: YatMarina’da yayımlanan Erman Aras röportajından yararlanılarak Ege Alternatif için yeniden hazırlanmıştır.







