• satrıda dörüm bayram
EKONOMİ
Yayınlanma : 01 Haziran 2026 16:34

Erken seçim spekülasyonları ve dolarizasyon endişeleri: ABD'den Türkiye'ye sürpriz swap hattı senaryosu

Erken seçim spekülasyonları ve dolarizasyon endişeleri: ABD'den Türkiye'ye sürpriz swap hattı senaryosu
Jefferies International raporu, ABD'nin Türkiye'ye olası bir swap hattı sunabileceği senaryosunu inceliyor. Bu adım, lirayı destekleyebilir ve CDS primini düşürebilirken, ekonomik yavaşlama ve siyasi riskler de masada.

Uluslararası finans kuruluşu Jefferies International'ın stratejisti Durukal Gün tarafından Pazartesi günü yayımlanan dikkat çekici bir rapor, Türkiye'nin finansal geleceğine dair çarpıcı senaryoları gündeme taşıdı. Rapora göre, ABD'nin Arjantin'e benzer bir swap hattı sağlaması, Türk politika yapıcıların lira zayıflığıyla mücadele, enflasyon beklentilerini kontrol altına alma ve dolarizasyonu önleme çabalarına önemli bir destek sunabilir. Bu potansiyel adımın, yatırımcıların artan finansal riskleri fiyatlamasıyla son aylarda yükselişe geçen Türkiye'nin kredi risk primini (CDS) de düşürebileceği öngörülüyor.

sempati mobilya

ABD'DEN SWAP HATTI MÜMKÜN MÜ?

Stratejist Durukal Gün, Türkiye'nin 'seçimler öncesinde tıpkı Arjantin gibi' ABD'den bir FX (döviz) swap hattı alacağı 'makul bir senaryo' olduğunu ifade etti. Türk ve ABD'li yetkililer arasında bu konuda henüz kamuoyuna yansıyan bir görüşme olmamasına rağmen, Türkiye'de normal şartlarda 2028 ortasında yapılması planlanan genel seçimlerin erkene alınabileceği yönündeki spekülasyonlar, analistler ve bazı milletvekilleri tarafından sıkça dile getiriliyor. ABD Hazine Bakanlığı'nın Arjantin'e yönelik destek paketi, merkez bankasıyla 20 milyar dolarlık bir döviz swap çerçevesini ve doğrudan peso alımını kapsamıştı. Bu önlemler, Fed'in geleneksel swap hatlarından farklı olarak, ara seçimler öncesinde pesodan kaçışı engellemek amacıyla tasarlanmıştı. Gün, dolar swap hattı önerisinin, yabancı yatırımcıların yüksek petrol fiyatlarının ödemeler dengesi ve büyüme üzerindeki olumsuz etkilerine dair endişelerinin arttığı bir döneme denk geldiğini vurguladı.

EKONOMİK GÖSTERGELER VE SİYASİ RİSKLER

Bugün açıklanan resmi veriler, Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde, bir önceki çeyrekteki %0,4'lük büyümeye kıyasla yavaşlayarak yalnızca %0,1 büyüdüğünü gösterdi. Öte yandan, ana muhalefet partisi liderinin görevden alınmasına yol açan mahkeme kararı sonrası siyasi riskler de tansiyonu yeniden yükseltti. Merkez bankası, liranın enflasyondan daha yavaş değer kaybetmesini hedefleyen 'reel' değer kazancı stratejisini sürdürmek amacıyla döviz ve altın varlıklarını satarken, Mart ayında elindeki ABD Hazine tahvillerinin neredeyse tamamını satmış durumda. Bloomberg verilerine göre, bu gelişmeler Türkiye'nin CDS'lerini Ocak başındaki 204 baz puandan yaklaşık 240 baz puana yükseltti. Risk primi, mahkeme kararının ardından geçen ay 260 baz puanın üzerine çıkmıştı. Yayımlanan raporda, yakın vadeli piyasa stresinin, geçen yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından yaşanan satış dalgası kadar derinleşmesinin beklenmediği de belirtildi. Ayrıca, lira varlıklarının sunduğu cazip reel getiriler sayesinde yerleşiklerin dolarizasyonunun sınırlı kaldığı ifade edildi. Buna karşın, yaşanan son şoklar Nisan ayı enflasyonunu beklentilerin üzerine taşıyarak %32,4'e çıkardı ve bu yıl yapılması öngörülen faiz indirimi beklentilerini değiştirdi. Merkez bankası, politikayı sıkılaştırmak amacıyla bankaları resmi %37 yerine %40 oranından fonlamaya başladı. Stratejist Durukal Gün, ABD-İran anlaşması olasılıklarını da göz önünde bulundurarak Merkez Bankası'nın Haziran ayında faiz artırımına gitmekten kaçınacağını öngörüyor. Bankanın bunun yerine faiz koridorunu ayarlayarak kademeli bir yanıt vereceği, politika faizi değişikliklerini ise daha kalıcı şoklara saklayacağı tahmin ediliyor. Jeopolitik senaryonun olumlu seyretmesi durumunda dahi 2026 yılında faiz indirimleri için alanın sınırlı olduğunu belirten Gün, enflasyonun 2026 sonunda %31, 2027 yılında ise %25 olacağını tahmin ediyor. Raporda, politika faizinin gelecek yıl boyunca %35 ila %36 aralığında kalacağı öngörüsüne yer verildi.