• ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 27 Eylül 2026 19:48

Erie Gölü'nde balık yoğunluğu oksijen azlığından arttı

Erie Gölü'nde balık yoğunluğu oksijen azlığından arttı
Erie Gölü'nde oksijen seviyesinin düşmesiyle balıklar ölü bölgelerin sınırlarında toplandı. Bu yoğunlaşma, yakalanmayı kolaylaştırsa da popülasyon büyüklüğünün yanıltıcı hesaplanmasına neden oluyor.

Erie Gölü'nde yapılan araştırmalar, balıkların sayısındaki artışın yanıltıcı olabileceğini ortaya koydu. Oksijen seviyesinin düştüğü alanlardan kaçan balıklar, yaşayabilecekleri alanın daralmasıyla ölü bölgelerin sınırlarında toplandı. Bu durum, balıkların yakalanmasını kolaylaştırsa da popülasyon büyüklüğünün olduğundan fazla hesaplanmasına neden olabiliyor.

Yoğunlaşan balıklar stokları yanıltıyor

2011-2013 yılları arasındaki saha çalışmalarında balıkların düşük oksijenli bölgelerin çevresinde kümelendiği ve akustik araştırmalarda avlanma oranlarının bu sınırların yakınında yükseldiği gözlemlendi. 2020'de yapılan bir takip araştırmasında ise sarı levreklerin, özellikle düşük oksijen koşullarında dip trol ağlarındaki yakalanma oranlarının arttığı, orta düzeyde hipoksi yaşanan dönemlerde ise tuzak ağlarındaki yakalanma oranlarının zirve yaptığı belirlendi. Bu sonuçlar, yakalanan balık miktarının kullanılan yönteme ve çevresel koşullara göre değişkenlik gösterebildiğini gösteriyor.

Popülasyon değerlendirmelerinde dikkatli olunmalı

Araştırmacılar, düşük oksijen nedeniyle belirli alanlarda yoğunlaşan sarı levreklerin yüksek yakalama oranlarının, popülasyon büyüklüğünün olduğundan fazla tahmin edilmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Bu durumun stok değerlendirmelerini olumsuz etkileyerek aşırı avlanma riskini artırabileceği belirtildi. Belirli bir bölgede çok sayıda balığın yakalanmasının, göldeki toplam balık popülasyonunun aynı oranda arttığı anlamına gelmediği vurgulandı.

Gölde oksijen azalmasının nedenleri ve ölü bölgelerin hareketi

Erie Gölü'nde oksijen azalmasının başlıca nedeni, göle ulaşan fazla besin maddeleri, özellikle fosforun alglerin çoğalmasını desteklemesi. Alglerin ve diğer organik maddelerin ayrışması sırasında sudaki oksijen tüketiliyor. Yaz aylarında sıcak yüzey suyunun daha soğuk dip suyunun üzerinde kalarak su katmanlarının karışmasını engellemesi de dipteki oksijenin yenilenmesini zorlaştırıyor. Bilim insanları, litre başına 2 miligramdan az çözünmüş oksijen bulunan suları hipoksik olarak tanımlıyor. 2015'te yayımlanan bir araştırmada ise düşük oksijenli bölgelerin saatler içinde kaybolup gölün başka noktalarında yeniden ortaya çıkabildiği, göl içerisindeki hareketlerin bu su kütlelerini taşıdığı tespit edildi. Balıkların da bu hareketli sınırların çevresinde toplanması, “habitat daralması” olarak değerlendirildi ve yaşayabilecekleri alan küçüldükçe yoğunluk arttı.