Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, iklim değişikliğinin Avrupa ekonomisi üzerindeki maliyetinin arttığını ve yaşanan afetlerde kayıpların yalnızca dörtte birinin sigorta kapsamında olduğunu belirtti. Lagarde, yetersiz sel korumasının Avro Bölgesi'nin ekonomik üretiminin yüzde 12'sini risk altına soktuğunu vurguladı.
Antalya'daki zirve kritik önemde
ECB'nin internet sitesinde yayımlanan makalesinde Lagarde, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı ve gelecek hafta başlayacak olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nın (COP31), küresel hedeflerin eyleme dönüştürülmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi. Avrupa'da yaşanan sıcak hava dalgaları, kuraklıklar ve orman yangınlarını ciddi uyarılar olarak değerlendiren Lagarde, yaz aylarında 30 binden fazla ek ölüm kaydedildiğini söyledi. İspanya ve Fransa'da 400 bin hektarlık alanın yandığını, Ren ve Tuna nehirlerindeki su seviyesinin düşmesinin nakliye ve nükleer santrallerin soğutma süreçlerini aksattığını aktardı.
Ekonomik etkiler henüz tam yansımıyor
Avrupa'nın küresel ortalamanın iki katı hızla ısındığını belirten Lagarde, ekonomik etkilerin şimdilik sınırlı görünmesinin riskleri tam olarak yansıtmadığını ifade etti. Avro Bölgesi'ndeki işletmelerin dörtte üçünün doğanın sunduğu hizmetlere doğrudan bağımlı olduğunu ekledi. Lagarde'ın paylaştığı verilere göre, sıcak hava dalgalarından iki yıl sonra ekonomik faaliyetler yüzde 1,5, kuraklıktan dört yıl sonra ise yüzde 3 daha düşük seyrediyor. Ortadoğu'daki savaşın yarattığı enerji şokunun yaz sıcaklarıyla birleştiğini belirten Lagarde, yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde toptan elektrik fiyatlarının geçmiş krizlere kıyasla daha az dalgalandığını belirtti. Ancak kuraklığın hidroelektrik ve nükleer kapasiteyi sınırlayarak fiyat baskısı yarattığını, bu süreçte sadece güneş enerjisinin beklentilerin üzerinde performans gösterdiğini ekledi. Gerekli yatırımların büyük kısmının özel sektörden gelmesi gerektiğini vurgulayan Lagarde, Avrupa için üç öncelikli adım sıraladı. Bunlardan ilki, iklim risklerine karşı önceden harekete geçilmesi, finansal koruma sağlanması ve AB düzeyinde kamu-özel ortaklığına dayalı iklim sigortası kapsamının genişletilmesi. İkinci öncelik olarak altyapı yatırımlarının artırılması gerektiğini belirten Lagarde, şebekelerin modernize edilmesi ve depolama kapasitesinin geliştirilmesinin önemine değindi. Şebekeye yatırılan her 1 avronun sistem maliyetlerinde 2 avrodan fazla tasarruf sağladığını ifade etti. Üçüncü adımda ise firmaların kendi ürettikleri enerjiyi sisteme dahil etmesini kolaylaştıracak ortak AB kurallarının hızla devreye alınması çağrısında bulundu. Lagarde, Antalya'daki COP31'in vizyonu eyleme dönüştürmek için tarihi bir fırsat olduğunu ve Avrupa'nın gelecek nesiller adına elindeki imkanları bugünden kullanması gerektiğini söyledi.









