Dubai'nin simgesi haline gelen Palm Jumeirah, sadece bir yapı yığını değil; insanlığın doğaya meydan okuyuşunun nefes kesici bir kanıtı olarak gökyüzünden bile kendini belli ediyor. Kum ve kayanın ustaca harmanlanmasıyla ortaya çıkan bu lüks imparatorluğu, adeta bir sanat eseri.
DOĞADAN İLHAM ALAN MİMARİ HARİKA
2001'de temelleri atılan bu devasa proje, hiçbir beton veya çelik kullanılmadan, milyonlarca ton kum ve kaya ile hayata geçirildi. Adanın ikonik palmiye şekli, en gelişmiş GPS teknolojisiyle milimetrik hassasiyetle denize işlendi. Adanın etrafını saran 11 kilometrelik Hilal yapısı ise, azgın dalgalara karşı adeta bir kale gibi duruyor.
LÜKSÜN VE STRATEJİN BULUŞMA NOKTASI
Özenle planlanmış bu yapay ada, üç ana bölüme ayrılıyor: Adanın kalbi olan Gövde'de devasa alışveriş merkezleri, seçkin restoranlar ve şehre ulaşımı sağlayan özel raylı sistemler bulunuyor. Palmiyenin 16 yaprağında ise dünyanın en zenginlerinin yaşadığı, denize nazır lüks villalar yer alıyor. Dış halka olan Hilal ise, Atlantis The Palm gibi dünyaca ünlü otellere ev sahipliği yapıyor. Palm Jumeirah, Dubai'nin sahil şeridini 52 kilometre uzatarak şehrin küresel bir turizm ve gayrimenkul merkezi olmasında kilit rol oynuyor.








