Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Türkiye'nin iklim hedeflerine ilişkin bazı basın ve sosyal medya organlarında yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.
Veri yöntemi eleştirisi
DMM tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye emisyon artışında G20 ikincisi oldu" ve "Türkiye'nin iklim hedefleri yetersiz" gibi iddiaların, değerlendirmelerde kullanılan veri setlerinin eksiklikleri ve ülkenin kendine özgü koşulları dikkate alınmadan ortaya atıldığı belirtildi. Açıklamada, bu iddiaların dayanak gösterdiği Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) Raporu'ndaki EDGAR verilerinin, resmi istatistikler olmayıp tahminlere dayandığı ve geçmişte önemli sapmalar göstererek Türkiye'nin emisyon tahminlerini aşağı yönlü güncellediği hatırlatıldı.
Ulusal koşullar gözetiliyor
Türkiye'nin resmi Sera Gazı Envanteri'nin, IPCC (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) kılavuzlarına uygun olarak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hazırlandığına dikkat çekildi. DMM, ülkenin Birleşmiş Milletler'e (BM) sunduğu 2035 yılı hedefinin, Paris Anlaşması'nın ilkeleri ve ulusal şartlara en uygun azaltım seviyesini temsil ettiğini vurguladı. DMM, Türkiye'nin COP31 dönem başkanlığı süresince ulusal kalkınma önceliklerini gözeteceği ve küresel iklim eylemine liderlik etme kararlılığını sürdüreceği mesajını verdi. Kamuoyunun yanıltıcı bilgilere itibar etmemesi gerektiği ifade edildi.







