Bangladeş'te uygulanan yenilikçi bir tarım tekniği, nehirlerin çekilmesiyle ortaya çıkan geçici kumulları 'altın madenine' dönüştürerek binlerce aileye umut oluyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) raporuna göre, 2005'ten bu yana 20 binden fazla aileye geçim kaynağı sağlayan bu proje kapsamında, 4 bin hektardan fazla alanda 100 bin tonun üzerinde balkabağı hasat edildi.

NEHİR KUZULARINDA MUCİZE YARATAN TEKNİK
Nehir yataklarının sürekli yer değiştirmesi ve sel sonrası oluşan geçici kumullar, organik madde yetersizliği nedeniyle geleneksel tarıma uygun değil. Ancak geliştirilen özel yöntemle çiftçiler, arazinin tamamını ıslah etmek yerine sadece tohum ekilecek noktalarda derin çukurlar açıyor. Bu çukurlara, kumun alt tabakalarındaki nemli alana ulaşarak gübre ve organik kompost yerleştiriliyor. Tohumlar çimlenip fideler büyüdükçe, asmalar kum yüzeyine yayılarak geniş alanları kaplıyor. Bu sayede tüm araziyi toprak veya gübreyle kaplama zorunluluğu ortadan kalkıyor.
UZUN DEPOLAMA ÖMRÜYLE EKONOMİK AVANTAJ
Balkabağının tercih edilmesindeki en önemli nedenlerden biri, hasat sonrası uygun koşullarda aylarca saklanabilmesi. Bu uzun depolama ömrü, çiftçilerin ürünlerini hemen satma baskısını ortadan kaldırarak, tüketim ve pazarlama süreçlerini daha etkin yönetmelerine olanak tanıyor. Nehir seviyesi yükselip ekim alanları sular altında kalsa bile, depolanan ürünlerin satışı ve kullanımı devam edebiliyor. Proje ortaklarından kalkınma kuruluşu Practical Action, üretilen kabakların ticari pazarlara ulaşması için satış ağları kurarak ailelerin yerel tüketime ek olarak gelir elde etmesini sağlıyor. Uzmanlar, bu yöntemin Bangladeş'teki 'yüzen bahçe' tekniğiyle karıştırılmaması gerektiğini vurguluyor; zira yüzen bahçelerde sebzeler suyun üzerinde yetiştirilirken, bu kabak üretimi doğrudan nehir yatağındaki toprağa ve suların çekildiği kurak döneme bağımlı olarak gerçekleştiriliyor.







