SAĞLIK
Yayınlanma : 15 Şubat 2026 01:32

Çocuk kanserlerinde genetik yatkınlık tek başına yetmez, tetikleyici faktörler de önemli

Çocuk kanserlerinde genetik yatkınlık tek başına yetmez, tetikleyici faktörler de önemli
Çocuk Hematolojisi Uzmanı Dr. Şeyma Ünüvar Gök, çocuk kanserlerinde genetik yatkınlığın yanı sıra radyasyon, stres ve virüs gibi tetikleyici risk faktörlerinin de önemli olduğunu belirtti. Erken tanının başarıyı artırdığına dikkat çekti.

Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Dr. Şeyma Ünüvar Gök, çocukluk çağı kanserlerinin nedenlerine dair önemli bilgiler paylaştı. Gök, genetik yatkınlığın tek başına kanser için yeterli olmadığını, mutlaka bir tetikleyici risk faktörünün de bulunması gerektiğini vurguladı.

teknik yapı

Kanserleri Tetikleyen Risk Faktörleri

Uzm. Dr. Gök, çocukluk çağı kanserlerinin neden-sonuç ilişkisinin yetişkinlere göre daha az net olduğunu belirtti. Erişkinlerde uygulanan mamografi veya kolonoskopi gibi tarama yöntemlerinin çocuklar için geçerli olmadığını ifade etti. Bilinen en temel nedenin genetik yatkınlık olduğunu söyleyen Gök, ancak bunun yanı sıra iyonize radyasyona uzun süreli maruz kalma, sağlıksız beslenme, stresli yaşam koşulları ve BBV gibi virüslere sık sık maruz kalmanın kanseri tetikleyebilecek risk faktörleri arasında yer aldığını dile getirdi.

Belirtiler Fark Edildiğinde Hekime Başvurulmalı

Çocukluk çağı kanserlerinin çeşitli belirtileri olabileceğini belirten Uzm. Dr. Gök, halk arasında bilinen uzun süren ateşler, gece terlemeleri, kilo kayıpları ve morluklar gibi belirtilerin kansere özgü olmadığını ancak fark edildiğinde mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini söyledi. Ayrıca, çocukların takibini yapan sabit bir çocuk doktorunun olmasının ve rutin taramalar için de hastanelere başvurulmasının önemine dikkat çekti.

Erken Tanı Tedavide Başarıyı Artırıyor

Tedavi başarısının erken tanı ile önemli ölçüde arttığını vurgulayan Uzm. Dr. Gök, lösemilerin ana tedavisinin kemoterapi olduğunu, solid organ tümörlerinde ise kemoterapi, cerrahi veya radyoterapi gibi yöntemlerin kullanılabildiğini belirtti. Hastalığın erken evrede teşhis edildiğinde başarı oranlarının yüksek olduğunu ifade eden Gök, bu süreçte ailelerin toplumsal izolasyondan kaçınmalarının ve gerekli sosyal desteği almalarının en temel ihtiyaç olduğunu ve bu desteğin sağlanmasının herkesin görevi olduğunu sözlerine ekledi.