Çin'in Şaanşi eyaletinde bulunan ve ilk imparator Çin Şi Huang'a ait olduğu düşünülen dev anıt mezar, barındırdığı ölümcül riskler nedeniyle hala tam olarak çözülebilmiş bir gizemini koruyor. MÖ 3. yüzyılda inşa edilen bu görkemli yapının içine girmek, yaklaşık 100 tonluk zehirli cıva ve antik tuzaklar nedeniyle neredeyse imkansız hale gelmiş durumda.
Ölümcül tuzaklar ve cıva nehirleri
Tarihçi Sima Qian'ın antik kayıtlarına göre, mezar kompleksinin içine izinsiz girmeye çalışanları durdurmak için otomatik tatar yayları yerleştirilmiş. Ayrıca, odaların içinde Çin'in büyük su yollarını ve nehirlerini taklit eden, sürekli akan 100 tonluk cıva kanallarının bulunduğu belirtiliyor. Bu durum, mezarın içindeki atmosferi son derece tehlikeli kılıyor.
Renkli zırhların sırrı ve imparatorun sonu
1974 yılında keşfedilen ve mezarın girişini koruduğu düşünülen 8 bin kişilik Toprak Askerler ordusunun renkli zırhları, dış havadaki oksijenle temas ettiğinde saniyeler içinde yok oluyor. Uzmanlar, bu tür bir bozulmanın ana mezar odasında da meydana gelmesinden endişe ediyor. Kendi ölümsüzlük arayışıyla cıva bazlı karışımlar tüketen İmparator Çin Şi Huang, henüz 49 yaşındayken bu zehirli maddeler nedeniyle hayatını kaybetmişti.
700 bin işçiyle 38 yılda tamamlandı
Toplamda 700 bin işçinin 38 yıl boyunca aralıksız çalışmasıyla tamamlanan bu devasa mezar kompleksi, MÖ 208 yılında imparatorun defnedilmesinden sonra kısa sürede dağılan imparatorlukla birlikte tarihin derinliklerinde kayboldu. Yaklaşık 2 bin yıldır el değmeden korunan bu anıtın, gelişmiş koruma teknolojileri hazır olana dek kapalı kalması bekleniyor.







