Çin'de, özellikle sosyal medyada 'ofis yaşlanması' adı verilen yeni bir akım popülerlik kazanıyor. Uzun çalışma saatleri, kapalı ofis ortamları ve yetersiz hava kalitesi nedeniyle kendilerini yıpranmış hisseden beyaz yakalı çalışanlar, masalarına güneş şemsiyeleri açmak ve yüz maskeleri takmak gibi sıra dışı yöntemlere başvuruyor.
Ofis ortamının etkileri tartışılıyor
Bu akımın başlangıcı, Jiangsu eyaletinde yaşayan bir çalışanın sosyal medya platformu RedNote'ta yaptığı paylaşım oldu. İşe başlayalı henüz bir ay olmasına rağmen teninin karardığını ve gözlerinin sürekli yorulduğunu belirten genç adamın deneyimi, binlerce ofis çalışanı tarafından paylaşıldı. Kullanıcılar, ofis ortamındaki yapay ışıkların, sigara dumanının ve yetersiz havalandırmanın cilt sağlığını olumsuz etkilediğini, tatillerde ciltlerinin hemen düzeldiğini dile getiriyor. Bu duruma karşı geliştirilen çözümler arasında masalara kurulan plaj şemsiyeleri, yoğun güneş kremi kullanımı ve yüzü tamamen kapatan vizörler yer alıyor.
Hasta bina sendromu ve çalışma koşulları
Aydınlatma tasarımcılarına göre ofislerde genellikle çalışanları uyanık tutmak ve üretkenliği artırmak amacıyla mavi ve soğuk tonlu ışıklar kullanılıyor. Ancak sorun sadece aydınlatmayla sınırlı değil. Kuru hava, temizlenmeyen havalandırma sistemlerinden yayılan tozlar ve odada biriken yüksek karbondioksit, çalışanların sağlığını giderek bozuyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün 1980'lerde tanımladığı 'Hasta Bina Sendromu' kapsamında görülen baş ağrısı, burun tıkanıklığı, cilt kuruluğu, boğaz tahrişi, kronik yorgunluk ve odaklanma güçlüğü gibi semptomlar, çalışanlar binadan çıktığında hafifliyor. Enerji tasarrufu amacıyla binaların dış dünyaya tamamen kapatılması ve hava akışının kesilmesi, çalışanları kendi ofislerinde mahsur bırakmış durumda. Hindistanlı akademisyen Sumedha Joshi'nin 2008 tarihli araştırması da bu sendromun işe devamsızlığı artırdığını ve verimliliği düşürdüğünü gösteriyor. Sosyal medyadaki endişeler, artık sadece sağlık boyutunu değil, 'güzellik' boyutunu da kapsıyor. TikTok'ta popüler olan bir akımda, sabahları taze görünen yüzlerin akşam saatlerinde solgunlaştığı ve ciltte bozulmalar olduğu gözlemleniyor. Kullanıcılar, sürekli oturmaktan kaynaklanan boyun sorunları ve bilgisayara odaklanırken oluşan kaş çizgilerinden de şikayetçi. Bir netizenin sorduğu gibi, "Ofiste her gün yaşlanıyorum. Şirket emeğimin bedelini ödüyor ama sağlığımı ve güzelliğimi bana kim geri verecek?" Çinli çalışanlar, bu baskıyla başa çıkmak için yaratıcı ve ironik yöntemler geliştiriyor; boş sütlü çay bardaklarını nemlendirici olarak kullanıyor, hatta anksiyeteyi azaltmak için masalarda taşlar veya mango çekirdekleri gibi nesneleri 'evcil hayvan' gibi seviyorlar. Ancak bu eğlenceli savunma mekanizmalarının arkasında, yasal sınırın üzerinde, haftalık ortalama 48,2 saati bulan çalışma süreleri gibi ciddi bir sömürü gerçeği yatıyor. Bir yorumda da belirtildiği gibi, "İyi bir ofis ortamı bir lütuf değil, temel bir haktır. İnsanlar iş yerini şekillendirmelidir, kubiklerdeki birer dişliye dönüşmemelidir."







