EKONOMİ
Yayınlanma : 07 Mart 2026 00:56

Call of Duty'den dikkat çeken teklif: İran'ın İsrail'e saldırdığı oyun senaryosu reddedildi!

Call of Duty'den dikkat çeken teklif: İran'ın İsrail'e saldırdığı oyun senaryosu reddedildi!
Call of Duty'nin kurucu ortağı Vince Zampella, yayıncı firmanın İran'ın İsrail'e saldırdığı bir oyun senaryosu teklifini etik ve siyasi nedenlerle reddettiklerini açıkladı. Bu durum, oyun sektörünün yumuşak güç ve algı mühendisliği rolünü s

Dünyanın en popüler askeri simülasyon oyunlarından Call of Duty serisinin geliştirme aşamasında ortaya çıkan bir skandal, yıllar sonra gün yüzüne çıktı. Yayıncı dev bir kuruluşun, Orta Doğu'daki hassas dengeleri sarsabilecek nitelikte, İran'ın İsrail'e topyekûn bir saldırı düzenlediği kurgusal bir savaş oyunu projesi için baskı yaptığı iddia edildi.

teknik yapı

ETİK DIŞI VE TEHLİKELİ BULUNDU

Serinin kurucu ortaklarından Vince Zampella, katıldığı bir podcast yayınında, yayıncı firmanın modern savaş temasına yeni bir bakış açısı getirme amacıyla "İran-İsrail" gerilimini konu alan bir oyun senaryosu önerdiğini açıkladı. Zampella ve ekibinin bu teklifi "fazla siyasi, etik dışı ve tehlikeli" bulduğunu belirterek, "Sadece bir eğlence ürünü tasarlamak istiyorduk. Gerçek dünyadaki bir barut fıçısını ateşleyecek veya bir tarafın propagandasını yapacak bir aracın parçası olmak, yaratıcı vizyonumuzla uyuşmuyordu." ifadelerini kullandı.

JEOPOLİTİK ÖNGÖRÜ MÜ, ARZU MU?

Zampella'nın bu açıklaması, Modern Warfare serisinin ilk temellerinin atıldığı 2000'lerin sonu ve 2010'ların başındaki döneme dayanıyor. O dönemde bölgedeki gerilim bugünkü seviyesinde değilken, yayıncı şirketin ısrarla "İran'ın İsrail'e saldırdığı" bir senaryoyu gündeme getirmesi dikkat çekici. Yıllar önce reddedilen bu dijital savaş fikri, günümüzdeki Orta Doğu'daki gerçek askeri hareketlilikle birlikte değerlendirildiğinde, oyun endüstrisinin jeopolitik öngörüsünü veya bu yöndeki arzusunu gözler önüne seriyor. Uzmanlar, oyun sektörünün artık sadece bir eğlence alanı olmadığını, aynı zamanda güçlü bir "yumuşak güç" aracı haline geldiğini belirtiyor. Sektör devlerinin gerçek dünyadaki askeri krizleri ticari kazanca dönüştürme çabası, "dijital diplomasi" kavramını da tartışmaya açıyor. Milyonlarca gencin oynadığı bir oyunda İran'ın "saldırgan taraf" olarak gösterilmesinin küresel kamuoyunda yaratacağı algı, projenin neden reddedildiğinin de bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Vince Zampella'nın bu gecikmiş itirafı, büyük oyun stüdyoları ile onları finanse eden yayıncı şirketler arasındaki "yaratıcı özgürlük" ve "siyasi kazanç" çatışmasını yeniden gündeme taşıdı.