• ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 07 Ekim 2026 06:04

Buzulun derinlikleri fiber optikle incelendi

Buzulun derinlikleri fiber optikle incelendi
İsviçre'de Gorner Buzulu'nda fiber optik kabloyla yapılan araştırmada, buzulların içindeki çatlaklar ve boşluklar haritalandı. Ultrasonik yöntemle buz kütlesinin iç yapısı incelenerek kararlılığı anlaşılacak.

İsviçre Alpleri'ndeki Gorner Buzulu'nda gerçekleştirilen yenilikçi bir araştırma, buzulların iç yapısını anlamak için çığır açtı. ETH Zürih'ten Thomas Hudson liderliğindeki uluslararası bir ekip, buzul yüzeyine kilometrelerce uzunlukta bir fiber optik kablo döşeyerek, buz kütlesinin yaklaşık 25 metre derinliğine kadar olan gizli çatlaklarını ve hasarlarını haritalandırdı. Bu çalışma, WSL ve Oxford Üniversitesi'nden bilim insanlarının da katkılarıyla tamamlandı ve sonuçları saygın bilim dergisi Science Advances'ta yayımlandı.

Gizli hasarlar ultrasonik yöntemle belirlendi

Araştırmacılar, kabloya gönderilen ışık sinyallerinin buzun içindeki en ufak titreşimlere bile nasıl tepki verdiğini analiz ederek, buzun içindeki kırık ve çatlakları tespit etti. Buzun içinde yeni bir çatlak oluştuğunda ortaya çıkan küçük sismik dalgalar, fiber optik kabloda minik değişikliklere yol açıyor. Geri dönen ışık sinyallerini çözümleyen ekip, bu değişikliklerden yola çıkarak çatlakların yerini ve derinliğini hassas bir şekilde belirleyebiliyor. Bu teknoloji, adeta buzulun içini görüntüleyen bir tür ultrason gibi çalışarak, tek bir kabloyla yüzlerce ölçüm noktasının işlevini yerine getiriyor.

Buzul kararlılığını etkileyen gizli çatlaklar

Yapılan ölçümler, incelenen buz kütlesinin yüzde 8'inden fazlasının su veya havayla dolu kırık ve çatlaklardan oluştuğunu ortaya koydu. Buzun sadece yüzde 92'sinin sağlam kaldığı bu bulgu, araştırmacıları şaşırttı. Bu çatlakların bir kısmı yüzeyden görülemese de, buzulun genel kararlılığını belirlemede kritik rol oynuyor. Eriyen suların bu çatlaklara sızarak onları derinleştirmesi ve buzulun hareketini hızlandırması gibi potansiyel etkiler, elde edilen verilerle daha iyi anlaşılabiliyor. Araştırmacılar, bu yöntemi diğer Alp buzulları, Grönland ve Antarktika'daki buz tabakalarında da uygulamayı planlıyor. Bu sayede tehlike altındaki buzulların daha etkin bir şekilde izlenmesi ve olası büyük kopmaların önceden tahmin edilmesi hedefleniyor.