• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
POLİTİKA
Yayınlanma : 01 Eylül 2026 12:25

Bodrum’da adli yıl mesajı: “Savunmanın yok sayıldığı bir sistemde adil yargılamadan söz edilemez”

Bodrum’da adli yıl mesajı: “Savunmanın yok sayıldığı bir sistemde adil yargılamadan söz edilemez”
2026-2027 Adli Yılı, Bodrum Adliyesi önünde düzenlenen törenle başladı. Törende konuşan Muğla Barosu Bodrum İlçe Temsilcisi Av. Onursal Özbek, yargı bağımsızlığı, savunma hakkı, adalete erişim ve avukatların mesleki sorunlarına dikkat çekti.

 

Bodrum’da 2026-2027 Adli Yılı dolayısıyla düzenlenen tören, hukuk camiasının katılımıyla gerçekleştirildi. Bodrum Adliyesi önündeki törende saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Muğla Barosu Bodrum İlçe Temsilciliği tarafından Atatürk büstüne çelenk sunuldu.

 

Törende konuşan Muğla Barosu Bodrum İlçe Temsilcisi Av. Onursal Özbek, yeni adli yılın yalnızca yargı camiası açısından değil, hukuk devleti, demokrasi ve temel hak ve özgürlükler açısından da değerlendirilmesi gereken bir dönem olduğunu söyledi.

 

“Yargıda sorunlar büyümeye devam ediyor”

 

Özbek, yeni adli yılın başlamasına rağmen geçmiş yıllardan gelen birçok sorunun çözüme kavuşturulmadığını belirterek yargı sisteminin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda yaşanan tartışmalara dikkat çekti.

Yargının siyasi etkilerden uzak olması gerektiğini vurgulayan Özbek, bağımsız ve tarafsız yargının adaletin temel güvencesi olduğunu ifade etti.

Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasi ve toplumsal gelişmelerin hukuk perspektifinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özbek, farklı siyasi görüşlerden kişilerin tutukluluk durumları üzerinden yargının siyasallaştığı yönündeki eleştirilerini dile getirdi.

 

“Adaletin teminatı bağımsız ve tarafsız yargıdır”

 

Konuşmasında kuvvetler ayrılığı ilkesinin önemine vurgu yapan Özbek, adil yargılanma hakkının yalnızca mahkemelerin kararlarıyla değil, savunmanın etkin ve özgür biçimde görev yapabilmesiyle mümkün olabileceğini söyledi.

Özbek, hakimlerin siyasi erkten bağımsız hareket edebilmesinin ve avukatların herhangi bir baskı altında kalmadan mesleki faaliyetlerini sürdürebilmesinin hukuk devletinin temel şartları arasında bulunduğunu belirtti.

“Savunmanın yok sayıldığı bir sistemde adil yargılamadan da bahsedilemez” mesajını veren Özbek, avukatlık mesleğinin yurttaşların hak arama özgürlüğünün güvencesi olduğunu ifade etti.

 

Avukatların ekonomik sorunlarına dikkat çekti

 

Adli yıl açılışında avukatların karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlar da gündeme geldi.

Özbek, özellikle KDV ve gelir vergisi yükünün avukatlar açısından ciddi bir ekonomik baskı oluşturduğunu, bu maliyetlerin dolaylı olarak vatandaşların adalete erişimini de zorlaştırdığını söyledi.

Adalete erişimin ekonomik açıdan bir ayrıcalığa dönüşmemesi gerektiğini belirten Özbek, yargı hizmetleri üzerindeki vergi yükünün azaltılması gerektiğini savundu.

 

“Savunmanın eli kolu bağlanıyor”

 

Avukatların müvekkilleri adına kamu kurumlarından bilgi ve belge edinme süreçlerinde de çeşitli sorunlarla karşılaştığını dile getiren Özbek, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun gerekçe gösterilerek avukatların bilgiye erişiminin fiilen sınırlandırıldığını ileri sürdü.

Özellikle tapu işlemlerinde avukatların karşılaştığı sorunlara dikkat çeken Özbek, vatandaşın hakkını savunmak için görev yapan avukatların kamu kurumları tarafından engellenmemesi gerektiğini söyledi.

 

Kamu ve genç avukatların sorunları da gündemde

 

Muğla Barosu Bodrum İlçe Temsilcisi Özbek, kamu avukatlarının yıllardır beklediği özlük hakları ve makam tazminatı düzenlemelerinin hayata geçirilmemesini de eleştirdi.

Genç avukatlar ve stajyerlerin karşı karşıya olduğu ekonomik ve mesleki güvencesizliklere dikkat çeken Özbek, CMK kapsamında görev yapan avukatlara ödenen ücretlerin de mesleğin gerektirdiği emeği karşılamaktan uzak olduğunu savundu.

Emekli avukatların ekonomik durumuna da değinen Özbek, mesleğe yıllarını veren hukukçuların daha iyi yaşam koşullarına sahip olması gerektiğini ifade etti.

 

“Mesleki faaliyet nedeniyle tutuklama tehdidi kabul edilemez”

 

Konuşmanın önemli başlıklarından biri de mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma, gözaltı ve tutuklama süreçleriyle karşı karşıya kaldığı belirtilen avukatlar oldu.

Özbek, avukatların yalnızca üstlendikleri vekalet görevleri veya savunma faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakılmasının savunma hakkını doğrudan etkilediğini belirtti.

Bu kapsamda Selçuk Kozağaçlı, Oya Aslan, Can Atalay, Mehmet Pehlivan, Doğa İncesu, Ezgi Önalan, Yunus Emre Işık ve Barkın Timtik’in durumlarına değinen Özbek, mesleki faaliyet nedeniyle avukatların baskı altında tutulmasının hukuk devleti açısından ciddi bir sorun olduğunu dile getirdi.

 

“Avukat özgür değilse yurttaşın hakkı da güvende değildir”

 

Özbek, avukatların özgür biçimde görev yapamadığı bir sistemde yurttaşların hak arama özgürlüğünün de zarar göreceğini söyledi.

“Avukatın özgür olmadığı, mesleki faaliyetinden ötürü tutuklama tehdidi altında kaldığı bir düzende, yurttaşın hak arama hürriyetinden bahsetmek mümkün değildir” diyen Özbek, savunmanın baskı altına alınmasının adil yargılanma hakkını ve hukuk devletini zedelediğini ifade etti.

Özbek, avukatların mücadelesinin yalnızca mesleki haklarla sınırlı olmadığını belirterek, bu mücadelenin hakkı gasp edilen, adalete ulaşmakta zorlanan ve sesi kısılmak istenen yurttaşların da mücadelesi olduğunu vurguladı.

 

AYM ve AİHM kararlarına vurgu

 

Yargı bağımsızlığı konusundaki değerlendirmelerinde Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasının önemine değinen Özbek, anayasal güvence altındaki hak ve özgürlüklerin fiilen kullanılabilmesinin hukuk devletinin temel şartlarından biri olduğunu söyledi.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün idari veya cezai uygulamalarla sınırlandırılmasının toplumun adalet duygusunu zedelediğini belirten Özbek, temel hak ve özgürlüklerin korunmasında güçlü ve bağımsız savunmanın hayati rol oynadığını ifade etti.

 

“Hepimiz için adil ve yaşanabilir bir ülke istiyoruz”

 

Konuşmasının sonunda farklılıkların bir arada yaşamasına vurgu yapan Özbek, etnik köken, din, dil, ırk ve cinsel yönelim ayrımı yapılmaksızın herkesin hukuk önünde eşit olduğu bir düzenin önemine dikkat çekti.

Muğla Barosu ve avukatlar olarak hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve insan haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Özbek, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığının korunması için mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.

Özbek ayrıca toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, basın ve ifade özgürlüğü, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ve Anayasa’nın üstünlüğünün korunmasının öncelikleri arasında olduğunu ifade etti.

“Yeni adli yıl adaletin güçlendiği bir yıl olsun”

Konuşmasının son bölümünde yeni adli yılın savunma hakkının ve avukatlık mesleğinin hak ettiği değeri gördüğü bir dönem olması temennisinde bulunan Özbek, hukuk mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.

Bodrum’daki adli yıl açılış töreni, yargı bağımsızlığı, savunma hakkı ve hukuk devleti vurgusuyla sona erdi.