Düzenleme : 09 Ocak 2026 10:46
Bitez’te Kamu Alanları İşgal Altında: Dün Görülmeyen Kaçak Yapılar Bugün Neden Görülüyor?

İstanbul’daki soruşturmanın ardından Bedri Usta'ya destek mesajı palaşan ve sonrasında tepkiye neden olan Bodrum’daki bir işletmenin kaldırıma taşan bir işletmenin bölümlerin kaldırılması, işgalin sonlandırılması hepimizin takdir ettiği bir adımdır.Bitez’te Kamu Alanları İşgal Altında: Dün Görülmeyen Kaçak Yapılar Bugün Neden Görülüyor?
İstanbul’daki soruşturmanın ardından Bedri Usta'ya destek mesajı palaşan ve sonrasında tepkiye neden olan Bodrum’daki bir işletmenin kaldırıma taşan bir işletmenin bölümlerin kaldırılması, işgalin sonlandırılması hepimizin takdir ettiği bir adımdır.
Bu olay sonrası gözler işgalin ve işgal işleminin gerçekleştildiği Bodrum'un Bitez Mahallesi'ndeki dosyayı açıyoruz. Bu dosya sadece bir kaç örneği ele aldım..
Bodrum’un en değerli bölgelerinden biri olan Bitez’te, son yıllarda artan kaçak yapılaşma, narenciye bahçelerinin yok edilmesi ve kamusal alanların işgali, bölge halkı tarafından endişeyle takip ediliyor. Parkların, kaldırımların, yol kenarlarının ve dere yataklarının yapılaşmaya açılması yalnızca şehir estetiğini değil, kamu düzenini ve güvenliği de tehdit ediyor.
Son günlerde yapılan bazı yıkımlar ve işgallerin kaldırılması kamuoyunda “doğru bir adım” olarak karşılanırken, şu sorular da yüksek sesle sorulmaya başlandı:
Dün kaçak sayılmayan bu yapılar bugün neden kaçak oldu?
Yıllarca görmezden gelen görevlilerin sorumluluğu ne olacak?
Kamu düzeni tepkiye göre mi sağlanıyor?
Narenciye bahçeleri yok edildi, işletme ruhsatları verildi
Bitez’de yer alan bazı parsellerde narenciye bahçelerinin ortadan kaldırıldığı, yerine kaçak yapıların yapıldığı ve bu yapılara daha sonra işletme ruhsatı verildiği iddiaları kamuoyunda tartışılıyor. Tiny house projeleri adı altında onlarca yapı ve havuzun narenciye alanlarına yerleştirildiği, dere yatağına cephe bile olmayan yerlerde işletme ruhsatı düzenlendiği öne sürülüyor.
Bu duruma ilişkin en kritik sorulardan biri şu:
Ruhsat verilirken o yapılar orada yok muydu?
Uydu görüntülerinde dahi görülebilen yapılar nasıl “fark edilmedi”?
Kamu alanı işgali ve kaldırımların ticarete açılması
Bitez’de bazı işletmelerin kaldırım ve terk alanlarını kullanarak bar, oturma alanı ve çelik konstrüksiyon eklentiler yaptığı; bunların uzun süre denetlenmediği, ancak kamuoyu tepkisi yükselince işlem yapıldığı ifade ediliyor.
Burada asıl mesele şu:
İşgale göz yumulduğu dönemde görevini yapmayan kamu personelinin sorumluluğu ne olacak?
O gün suç olmayan bugün nasıl suç oluyor?
Hukuk tepkiye göre mi çalışıyor?
Eğer işgal ve kaçak yapı varsa, o tarihlerde de vardı. Dolayısıyla yalnızca işletmelere değil, “görmezden gelen idari mekanizmalara” ilişkin sorumluluk tartışması kaçınılmazdır.
Bu bağlamda bazı örnekler konunun aydınlatmasına ışık tutacaktır.
Beynel Bitez Örneği
257 ada 81 parselde narenciye bahçesi vardı. Küçük bir eski ev, ağaçların içinde duruyordu.
Bugün tablo bambaşka:
narenciye ağaçları yok edildi
kaçak inşaat yapıldı
daha önce işyeri ruhsatı olmayan yapı restoran ruhsatı aldı
Yanındaki 257 ada 80 numaralı mandalina bahçesi ise belediyeye ait.

Yani kamu bahçesinin dibinde, ana yol üzerinde, herkesin gözünün önünde bir dönüşüm yaşandı.
Peki, bu süreç olurken kimler baktı? Kimler görmezden geldi?
Kornel(Eski adı) Şimdiki adı Karavida Bitez Örneği
Kornel adlı işletmede;
mevcut bina kadar ilave kaçak yapı yapıldı
bu kaçak yapıya aynı belediyeden işletme ruhsatı verildi
yapılan çelik imalat aylarca sürdü
ana cadde üzerindeydi
görülmemesi mümkün değildi
Üstelik yapı ruhsatına ve işletme ruhsatlarına aynı başkan yardımcısının baktığı iddia ediliyor.


Parsel bilgisi de ortada:
bina 190/14 parseldeyken
kaçak yapı yan parsele taşmış durumda
Terk alanının işgal edilmesi, mini bar yapılması ve işletmenin adını değiştirip lüks meyhane olarak faaliyetini sürdürmesi ise cabası.
Şimdi soralım:
Bütün bunlar olurken belediye neredeydi?
Görmediler mi, görmezden mi geldiler?

Bitez Bitz Lounge
323 ada 62 parselde;
yapı tek katlıydı
gerisi tarla vasfındaydı
kaçak inşaat yapıldı
ardından işletme ruhsatı verildi
Yani önce kaçak yapı, sonra ruhsat.
Bu, artık bireysel bir hata değil; yöntem haline gelmiş bir pratik görüntüsü veriyor.


Gaia Tiny House
256 ada 12 parselde narenciye bahçesinin üzerine:
onlarca ev
havuzlar
yapılaşma
ve ardından yine işletme ruhsatı…

Oysa 2021 uydu görüntülerinde alan açıkça narenciye bahçesi.
Bugün ise binalardan adım atacak yer yok.
Önemli olan bir başka husus:
parselin yola cephesi yok
dereye bakıyor
ambulans ve itfaiyenin girmesi mümkün değil
Ama işletme ruhsatı var.
Denize Sıfır Tiny House Oteller
Narenciye bahçesi olan alanın bir bölümüne 20 adet 1+1 ev yapıldı, butik otel gibi işletildi. Denize sıfır tiny house görüntüsü altında yeni bir yapılaşma modeli doğdu.
Ağaçlar yok edildi, kıyı şeridi dolduruldu.
Ve bütün bunlara yıllarca kimse dokunmadı.


Bedri Usta Örneği ve “Neden o zaman değil de şimdi?” sorusu
İstanbul’daki soruşturmanın ardından Bedri Usta'ya destek mesajı palaşan ve sonrasında tepkiye neden olan Bodrum’daki bir işletmenin kaldırıma taşan bir işletmenin bölümlerin kaldırılması, işgalin sonlandırılması hepimizin takdir ettiği bir adımdır.
Ancak şu sorular havada asılı kalmaktadır:
O işgaller yapılırken neden müdahale edilmedi?
O dönemin sorumlu memurları görevlerini yapmadığında suç işlenmedi mi?
Kaçak yapı ile mücadele tepkiye göre mi başlıyor?
Kamu düzeni sosyal medyaya göre mi sağlanıyor?
Hukuk, “gündem olunca” mı işlemeye başlar?
Bitez’te büyüyen tehlike: Vale terörü, trafik ve kamusal alan işgali
Bugün özellikle Nişantaşı–Bitez hattında:
kaldırımlar işgal ediliyor
park alanları işletmeye dönüştürülüyor
valeler trafiği kontrol ediyor
kamusal alan fiilen özelleştiriliyor
Bu tablo yalnızca estetik bir sorun değil; kamu düzeni sorunudur.
Dün görmeyenler bugün görüyor… Peki yarın?
Bitez’te yaşananlar artık münferit vakalar değil; bir kent yönetimi meselesidir.
Şu üç soru cevap bekliyor:
Kaçak yapı varken ruhsat verenler hakkında işlem yapılacak mı?
İşgale göz yuman memurların sorumluluğu ne olacak?
Kaçak yapı ile mücadele sosyal tepkiye göre değil, hukuka göre ne zaman yürütülecek?
Bodrum’un ihtiyacı Nişantaşı değil;
hukukun, adaletin ve kamu yararının yeniden inşasıdır.
- 12:47EGİAD'dan iş dünyasına yapay zeka hamlesi: Teoriden pratiğe geçiş!
- 12:37İzmir'de kentsel dönüşüm mağdurları, CHP yönetimini protesto etti
- 12:27Köyceğiz BİLSEM'den sanat alanında üç bildiri kabul edildi
- 12:17Datça'da kadın üreticilerden çağla turşusu ile ekonomik hamle
- 12:1323 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkusu 18 Nisan’da Oasıs Bodrum’da





