• ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 11 Ekim 2026 19:00

Aral Gölü kurudu, 748 milyon ton karbondioksit atmosfere karıştı

Aral Gölü kurudu, 748 milyon ton karbondioksit atmosfere karıştı
Aral Gölü'nün kurumasıyla 748 milyon ton karbondioksit atmosfere karışarak küresel ısınmayı hızlandırdı. Bilim insanları, gölü canlandırmanın sera gazı salımını engelleyebileceğini belirtiyor.

Bir zamanlar dünyanın en büyük dördüncü gölü olan Aral Gölü'nün 1960'lardan bu yana yaşadığı kuruma süreci, sadece çölleşmeyle kalmadı. Science dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, gölün çekilen sularının ardından ortaya çıkan devasa kuru tabanından atmosfere yaklaşık 748 milyon ton karbondioksit salındı. Bu durum, küresel ısınmanın hızlanmasına da katkıda bulundu.

Aral Gölü kurudu, 748 milyon ton karbondioksit atmosfere karıştı 1

Kuruyan tabandan sera gazı salımı

Araştırmacılar, göl tabanında uzun yıllar boyunca biriken organik maddelerin suyun çekilmesiyle hava ile temas etmesinin ardından ayrışmaya başladığını belirtti. Bu ayrışma süreciyle toprakta depolanan karbon, karbondioksit formunda atmosfere karıştı. Gölün yaklaşık yüzde 90'ının kuruduğu ve geride kalan alanların önemli miktarda karbon barındırdığı tespit edildi. Bilim insanları, gölün yeniden suyla kaplanması durumunda 605 milyon ton karbondioksit salımının engellenebileceğini hesapladı.

Maliyetli ancak potansiyel çözümler

Uzmanlar, Aral Gölü'nün canlandırılmasının hem ekosistemin yeniden kurulmasına hem de karbon depolama potansiyelini korumaya yardımcı olacağını vurguluyor. Bu sayede kuruyan topraklardan atmosfere yayılan sera gazı miktarında azalma hedefleniyor. Araştırma, gölün yeniden eski boyutlarına ulaşması için yaklaşık 9,7 milyar dolarlık bir yatırımın su yönetimini iyileştireceğini ve gölün 1960'lardaki yüzölçümünün yaklaşık yarısına geri dönmesini sağlayabileceğini öngörüyor. Ancak bu hedefe ulaşmak için sulama sistemlerinin modernize edilmesi, su kayıplarının minimize edilmesi ve bölge ülkeleri arasında etkin bir iş birliği şart koşuluyor. Aral Gölü'nde yaşananlar, kuraklık tehdidi altındaki diğer küresel göller için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor.