Araç içi aydınlatma kuralı ve akü riski

Araç içi aydınlatmanın seyir halindeyken açık bırakılması doğrudan yasak olmasa da görüşü engelleyip ceza getirebilir. Ayrıca, aküyü boşaltma riski taşır.
Seyir halindeyken araç içi aydınlatmayı açık bırakmak, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda doğrudan yasaklanmamıştır. Bu nedenle tavan lambasının sürüş sırasında yakılması tek başına bir trafik suçu teşkil etmez. Ancak, iç aydınlatmanın açık tutulması sürüş güvenliğini olumsuz etkileyebilir. Gece sürüşlerinde bu ışıklar, ön camda yansıma yaratarak sürücünün gece görüşünü ve derinlik algısını zayıflatır. Sürücünün görüşünün engellenmesi, dikkatinin dağılması veya dışarıya yansıyan ışığın diğer sürücülerin gözünü alması durumunda trafik polisleri müdahale edebilir. Bu tür durumlar, Karayolları Trafik Kanunu'nun "Sürücülerin uyması gereken kurallar" ve "Trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek" ile ilgili maddeleri gereğince idari para cezası ve ceza puanı ile sonuçlanabilir. Görüş kaybı kazaya yol açarsa hukuki sorumluluk ağırlaşır. Sürüş güvenliğinin yanı sıra, açık unutulan iç aydınlatmalar araç aküsüne zarar verebilir. Oto elektrik ve yol yardım uzmanları, halojen ampullerin eski araçlarda bir aküyü birkaç saatte boşaltabileceğini belirtiyor. Yeni nesil araçlardaki LED aydınlatmalar daha az enerji harcar ve akü koruma sistemleri kullanılmayan ışıkları 10-20 dakika içinde otomatik olarak kapatır. Uzmanlar, araçtan ayrılmadan önce kapıların ve bagajın tam kapandığından emin olunması gerektiğini, aksi takdirde aralık kalan kapıların iç aydınlatmayı açık tutarak aküyü bitirebileceğini vurguluyor.











