Türkiye ve Moldova arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirme yolunda önemli adımlar atılıyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmelerde, iki ülke arasındaki mevcut ticaret hacminin yanı sıra geleceğe yönelik stratejik hedefler de masaya yatırıldı.
TİCARET HACMİNDE REKOR ÜSTÜNE REKOR
Son yıllarda gösterdiği istikrarlı artışla dikkat çeken Türkiye-Moldova ticaret hacmi, 2025 yılında 1 milyar doları aşmış durumda. Bu başarı, iki ülke arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması'nın (STA) ne kadar etkili işlediğini gözler önüne seriyor. Ancak yetkililer, bu potansiyelin daha da artırılması gerektiği konusunda hemfikir. Bu doğrultuda, mevcut anlaşmanın kapsamının her iki ülkenin de menfaatine olacak şekilde genişletilmesi yönünde somut kararlar alındı. Ayrıca, Moldova'nın sunduğu cazip yatırım teşviklerinden faydalanarak karşılıklı yatırımların artırılması da öncelikli hedefler arasında yer alıyor.
YATIRIM VE MÜTEAHHİTLİK SEKTÖRÜNDE İŞBİRLİĞİ DERİNLEŞİYOR
İki ülke arasındaki mevcut yatırım verileri de dikkat çekici. Türkiye, Moldova'da yaklaşık 53 milyon dolarlık yatırımla 1.154 şirkete ev sahipliği yaparken, Moldova'nın Türkiye'deki yatırımı ise 2 milyon dolar değerinde ve 278 şirketi kapsıyor. Türk müteahhitlik firmalarının Moldova'da bugüne dek 756 milyon dolarlık 55 projeyi başarıyla tamamlamış olması, bu alandaki güçlü işbirliğinin bir göstergesi. Moldova Başbakan Yardımcısı, Türk firmalarının konut, alışveriş merkezi, altyapı ve üstyapı gibi kritik projelerde gelecekte de aktif rol oynamasının önemine vurgu yaptı. Bu işbirliğinin daha da pekiştirilmesi ve yeni projelerin hayata geçirilmesi hedefleniyor.
GÜMRÜK VE SAVUNMA SANAYİSİNDE YENİ DÖNEM
Ticari ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra, Karma Ekonomik Komisyon'un 11. toplantısının Moldova'da yapılması, gümrük alanındaki işbirliğinin devamı, uçuş seferlerinin artırılması ve savunma sanayisi alanında yeni projelerin geliştirilmesi gibi konular da görüşmelerde ele alındı. Bu kapsamlı gündem, Türkiye ve Moldova arasındaki stratejik ortaklığın ne kadar derinleştiğini ve geleceğe yönelik vizyonun ne kadar geniş olduğunu ortaya koyuyor.








